Suginami-ku'da Aileler İçin Uygun Semtler: Tokyo'nun Saklı Cevizleri
suginami-ku, tokyo'nun en çok içedönüklüğe sahip yerlerinden biri olarak görünüyor ama aslında burada aileler için inanılmaz fırsatlar var. ben burada kırk ampul kadar genç bir çocuğun annesi olarak bir yıl kaldım ve her sabah evdeki çocukların xbox oyunlarından daha çok, kedinin uyku aşına geldiği anda alarm sesleriyle uyanmaktan daha çok sürur.
hijyen ve güvenlik konumu ne kadar iyi?
a: hijyen konusunda oldukça tatmin edici. semtlerde düzenli temizlik ekibi geçerken, çocukların egzersizleri için parklarda yer alan oyun alanları düzenli olarak dezenfekte ediliyor. ayrıca gece yarısına kadar açık dükanların bulunması, eşin doğum gününe özel helikopter kiralamak zorunda kalmaktan daha az rahatsız edici.
çocuklar için eğitim kalitesi nasıl?
a: eğitim kalitesi oldukça yüksek. özellikle shimokitazawa civarındaki okullar, sanat ve müzik derslerine ağırlık vuruyor. bir arkadaşımın kızı, burada başladığı piyano dersleriyle iki yıl sonra orijinal bir şarkı bestelemeye başmıştı. tabii ki bu, çocuğun kendi başına bir mezarlık keşfetmek zorunda kalmadığı için daha da güzel.
iş imkanları yeterince çeşitlilik gösteriyor mu?
a: iş imkanları oldukça çeşitlidir. özellikle ogikubo civarında birçok küçük işletme ve start-up firması bulunuyor. bir gün beri, komşunun eski bahçevekil ürünlerini satmak için online platform kullanması, burada iş bulma stratejilerinin ne kadar yaratıcı olabileceğini gösterdi.
şimdi asıl konumuza gelelim: aileler için hangi semtler öne çıkıyor? shimokitazawa, gençlerin kalbi taşın bir nokta olsa da, ailelere hitap eden geniş yeşil alanları sayesinde dikkat çekiyor. ogikubo ise, burada yaşarken sabah kahvaltısını yaparken gördüğünüz bir kuşun (muhtemelen) uçuşan bir fare yakalama çabası gibi sakin bir semt. nishi-ogikubo ise, evinizde bir robot alet sağlığına dönük kadar ilgibiz ama, buradaki ortam komşularla daha da fazla etkileşim içeriyor.
bir gün, komşunun dedesinin el yapımı bir şeytan tılsımı gördüm. evet, tamamdır, burada her şeyin bir açıklaması yok.
ancak, asıl sorun benim kızımın okuldan getirdiği bir 'büyükanneyle dans etme' günlerinden ibarettiği zaman, her şeyin mantıklı olduğunu anladım.
burada yaşamanın en garip yanı, sabahın erken saatlerinde uyanıp pencerelerden bahçeye doğru atlayan bir tilki (ya da belki de bir kedi) sizin güvenliğinizi kontrol ederken, akşam olduğunda ise komşunun mutfağından gelen kokuyu izlerken haklı çıkıyor olmanızdır.
son bir not: sugianmi-ku'da yaşarken, bir gün ayın bir ucu sağrota dönerken, komşunun asansörlü arabasının helikopter gibi uçtuğunu görürseniz, sadece şaşkınlıkla kalın.
micro reality signals:
- her sabah, metro istasyonunda bir amca bana 'günaydın' derken haklı çıkıyor ama yağmur ceketini ters giyinir.
- hafta sonları, özellikle cadde köşelerinde ailece yapılan barbecüllerde, komşunun köpekleri benim köpeğimin yerini almak zorunda kalır.
- çocukların okuldan döndükten sonra, evdeki bahçede her zaman bir tilkiye benzeyen bir kedinin (muhtemelen) uyku pozisyonu görülür.
- toplu taşıma araçlarında genelde iki katınlık bir sessizlik vardır, sadece bir gün birisi 'benimle dans eder misiniz' diye başıra gelirse, bu sessizlik bozulur.
- kahve dükkanlarında, gençlerin telefonla 'wifi şifresi nedir?' diye sorduklarını duyunca, garson onlara 'masanızın altında' der ve gerçekten orada olur.
gerçek fiyatlar:
- küçük bir kahve: 350 yen
- saç kesimi: 4500 yen
- spor salonu aylık üyelik: 8000 yen
- günlük aylık bütçeli bir randevu: 2500 yen
- taksi başına 1 kategori: 480 yen
sosyal kod: burada insanlar göz teması yaparken yüzlerini gizler, selamlaşmak için el sallamak yeterlidir. kuyruk davranışı ise, trenlerin kapısında beklerken yapılan gizli bir oyun gibi; biri 'ben önce olsun' diyorsa, muhtemelen onları gördüğü ilk anda gözlerini kapattırmak zorundasınız. komşularla konuşurken ise, mutlaka onların evcilikleri hakkında soru sormak gerekir; yoksa evinizde gizli bir tilki olup olmadığını merak ederler.
gündüz vs gece: sabahlar erkenden metrobüslerin içinde dönence hal ettiğinizde, akşam ise cadde lambalarının altında bir tilkiye benzeyen bir kedinin (sadece sizin kafanızda!) göründüğünü fark edersiniz. gece yarısına kadar açık dükanların ışıkları, gündüzki çocukların oyun alanlarından daha heyecan verici gelir.
pişmanlık profili: 1. 'tokyo'da her şeyin telefonla rezervasyon yapılması gerektiğini düşünenler', 2. 'komşunun asansörlü arabası beni rahatsız ediyor' diyenler, 3. 'burada yaşarken hayalini kurduğum dragon ball evrenine dair bir film bulamadım' diyenler.
karşılaştırma: shibuya'ya göre daha sakin, nakano'ya göre daha modern, çekmeköy'den daha az yoğun. tabii ki bunlar sadece benim zihnimdeki haritalar.
harikayılmaz bir gerçek: sugianmi-ku'da yaşamayı düşünenlerin %90'ı, burada her sabah bir tilkiyle (gerçekten değil, ama) baş başa gelir diye korkar.