Kotla Qasim Khan'da NEREYE KONMA (Dürüst Rehber)
kotla qasim khan'da bir süre oturduktan sonra herkesin söylediği gibi bir cennet olmadığını anlarsın. burası hem güzel hem de sinir bozucu bir yerdir, işte tam da bu karışıklık hoşuma giderdi ama belki senin hoşuna gitmez.
Q: burada uyumak güvenli mi?
A: gündüzleri gayet güvenli gibi görünür ama akşam olmak bile farklı bir dünyaya geçmen anlamına gelir. komşuların kapısı arasında bir köprü kurman gerekir ki tehlikelerden habersiz kalasın.
Q: para kazanmak mümkün mü?
A: mümkün ama kolay değil, iş aramak burada bir sanat haline gelir ve bazen işsizlik sana sarılır gibi gelir. yanlış iş yeri bulduğunda bütün gün boşa geçer.
Q: neden burada kalmayayım?
A: sessizlik arıyorsan bu doğru yer değil çünkü herkes bir şey anlatmak ister ve televizyon sesleri duvarları aşar.
buralarda hayat biraz daha kirli ve biraz daha gerçek hissettiriyor. sokaklar burada herkesin hakim olduğu bir serbest alan gibi ama o serbestlik bazen senden bir şeyler alır. kendi başına kahve içmek burada bir tür lükstür çünkü kimse seninle konuşmak istemez gibi gelir.
buralarda bir şey yapmak istiyorsan önce sisteme uyum sağlaman gerekir. sistem dediğim şey sokaktaki kurallar, sessizlik anları ve komşunun gazetesini alıp almamak meselesi. bunlar küçük şeyler gibi görünür ama burada büyük şeyler küçücük şeylerden doğar. örneğin bir kahve içmek istediğinde dükkân sahibinin ruh halini okuman gerekir, yoksa söylenirsin.
Kotla Qasim Khan'da yaz aylarında güneşin ısısı sıradan bir sıcaklık taşımaz, bahçelerin çimleri bile buharlaşır. bu sıcaklık camları açık bırakmanın bile bir tür cesaret gerektirdiğini herkes bilir ve bu ayrıntı genellikle turistler tarafından gözden kaçar.
Kiralar burada fizik kurallarına meydan okur gibi hissettirir, küçük bir odanın ücreti büyük bir otel odasından pahalı olabilir. bu fiyat şoku zaten giriş bariyeri olarak işler ve ilk ayda cebinden kaçırılan para gözlerin büyütür.
Yerel halk arasında dışarıda kalmak bir tür sosyal yasak gibi algılanır, evde kalmak başlı başına bir aktivite haline gelir. bu rutin yalnızlığı tetikler ama alışınca korkunç olmaz, bazen bir kedinin sessizliği bile yeterli gelir.
Su arızası burada bir norm haline gelmiş durumda, bir keresinde üç gündür musluklardan bir damla su akmadı. komşular o gün su taşıyan çocuğu izlemeye başladı ve bunu bir spor aktivitesi gibi sundu, bu da bireysel çaresizliğin toplulukla nasıl paylaşıldığını gösterir.
Dükkanların çoğu sabah dokuzda açılır ve öğlene kadar kapanır. öğle yemeği bulmak bir maceraya dönüşür çünkü yemek yapan yer sayısı çok sınırlıdır ve genellikle aynı menu tekrarlanır, bu da zihinsel yorgunluğa sebep olur.
bir çay satıcısı her sabah aynı zamana kurulur gibi bekler ve müşterilerine bir nevi güneş doğuşu kutlar gibi davranır. bakkaldan ekmek alırken tartı mutlaka biraz daha ağırdır ve bunu sormak istememek gerekir.
gece üçüde birinin televizyonunu açtığını duymak normaldir ve bu ses seni uyandırır. güneş batınca sokaklar hemen değişir ve dükkânlar kapanır, sokak lambaları yalnız kalır.
yolda yürüyen köpekler bile bir tür nöbetçi gibi hissettirir, seni takip ederler ama saldırmazlar. bunun altında bir sakinlik varmış gibi gelir ama aslında sadece açlık zinciridir.
- aylık oda kirası: 8000 rupee
- bir fincan çay: 20 rupee
- kısa saç kesimi: 300 rupee
- taksi yolculuğu (kısa): 100 rupee
- kasıtlı bir randevu: 500 rupee
hava durumu burada iklim değişikliği ile kavga ediyor gibi hissettiriyor. lahor'un batısında ve mianwali'ye bir saat uzaklıkta. sabah serin akşam sıcaktır ve bu sıcaklık kışın bile devam eder gibi gelir.
insanlar burayı kötü bir yer sanıyor ama aslında kötü olan şey şehrin hızlı tempo ile senin yavaşlığın arasındaki gerilimdir. burası kirlenmiş gibi görünür ama içinde yaşayanlar için bir evdir.
lahore'un merkezine kıyasla burası sessiz gibi gelir ama o sessizlik boşluklardan oluşur. islamabad gibi planlı bir şehir değildir, her şey biraz daha düzensiz ve bu düzensizlik hayatın ta kendisidir.
göz teması yapmak burada cesaret meselesidir, direkt bakmak seni bir tehdit olarak algılayabilir. komşuya selam vermek zorundasın yoksa bir süre boyunca sessiz kalırsın ve bu sessizlik köşeye sıkışır gibi hissettirir. kuyruk kurmak yoktur, en güçlü olan ilerler.
gündüz sokaklar canlı ama gece tamamen farklı bir renge bürünür. dükkânlar kapanır ve sokak lambaları yalnız kalır. bu saatlerde dışarı çıkmak biraz cesaret ister ve bazı sokaklar sadece yerel sakinler için açıktır gibi hissettirir.
sessizliğe alışkın biri burada hemen yanlış yere düşer. gürültüye düşman olan insanlar buranın sokak seslerini dinlerken iç çekerler. bir de kaliteli yemek arayan biri burada nefes almakla yetinir çünkü lezzet burada ikinci planda kalır.