Kawasaki için Seyahat Paketi: Çöpüde Yanmayan Bir Liste
yok artık bari kovasını da al diyeceğim kendime kova demeyeceğim sana bir kova dedim şimdi bırak sen kendi hazırlığını yap hele şimdi hazırlan bari köylünün babasıyla buluşalım falan dediğim gibi kovayla gidip bavullu olarak gelecek görünce delirdim. Kawasaki dediğimiz yer orada bir şehir ki benim kovamdan çıktım ve her şeyi sığdırdım. buraya gelecek olan herkesin bari bir gece önce durup düşünmesi lazım çünkü orada insanlar duvarın önünde sıra bekliyor bu tür bir sabır zaten yok alışmak lazım. ben buraya geldim ilk gün tam olarak orada çat çat çınladım.
Q: Kawasaki'de giyilecek ne olur bana dedim
A: Şık kıyafetler biraz boşa para olabilir çünkü herkes orada hayalet gibi ilerliyor. ceket her zaman elinde olmalı özellikle ay veya büyük dilim salatası çünkü orada hava bazen tuvalet kaçırıyor. kumaş sandalet giyebilirsin ama sonra veya ter kokusu olarak durursun çünkü orada insanlar ayak sesi istemiyorlar.
Q: Elektrik stuff olmaz mı
A: Japon prizleri farklı ama Kawasaki'de çok büyük bir sorun değil çünkü çoğu otel kendi adaptörünü veriyor. power bank almanın bir anlamı var çünkü orada wandering çok hızlı boşalıyor. kulaklık olmazsa orada sonuna kadar söyleneceksin.
Q: Sürtünmem için ne lazım
A: Sürtünme yok Kawasaki'de sadece sessiz ama yumuşak bir dayanıklılık var. güneş kremi al ama orada güneş savaş gömleği değil sadece hafif bir kayık gibidir. ayakkabı şık olsun çünkü orada sokaklar temiz ama kaldırmak için bir şey getirmen gerekiyor.
Q: Bari her şeyin tam bir listesi var mı
A: Yok yok yok kendi kovayı getir şimdi de ütüyü koy zaten beyaz çay olursa çıkar buraya bir şey yok ben burada bari üç günde kayboldum artık korkmuyorum.
Hayır arkadaşı Kawasaki'de kitaplık gibi bir ceket giymeyi gerektirmez ama elinde bir şey olmalı çünkü orada ikinci el mağazaları çok popüler ve yanına bir iki tane de paslanmış bisiklet görebilirsin. ben orada ilk gün etrafıma baktım herkes bir şey tutuyordu sadece tek bir kişi çıplak el gelmişti ve o da hiçbir şey almadı çünkü işsizdi. orada saçlarınızı düzeltmek için küçük bir eldiven taşımanız lazım çünkü orada oturma için hiçbir şey yok. benden sana bir şey anlatayım belki anlarsın burada kırmızı renk yasak çünkü orada insanlar kırmızıya hâlâ güvende değildir. baristalara gittiğimde bari bir parça gül kuşu gördüm ama kuş buharlaşıyordu çünkü burada atmosfer çok deniz gibidir.
Kawasaki'de yaşayan biri olarak sana şunu söylüyorum burada toplantılarda konuşmak yasak gibi hissediyorsun ama sonra soğuk duş alırsın çünkü orada herkes gülümser ama hiç kimse söylemez. akşam vakti eve dönerken birilerinin dizini sana bakar ama sonra hiçbir şey yapmazlar çünkü orada ödev yok. ben orada oturduğumda bari oturduktan sonra ne olacağını merak ediyorum ama sonra hiçbir şey olmuyor ve bu belki de o kadar kötü değil belki de orada istenen budur. yürüyüşü yaparken sadece ayaklarımın altından ses geliyor ama sonra sessizlik geliyor ve o sessizliği seviyorum çünkü orada sadece buz var. burada yaşamak dedim herkes yüzükoyunu gibi döner ama sonra yüzükoyu gibi de kalır çünkü orada biraz kayıp gibi hissedersin.
Memleketimde Kawasaki'ye taşındığında ilk ay üç kez burada uyuyamadım çünkü odadan ses geliyordu ama sonra öğrendim o ses benimdi. burada sabah kalktığımda marketten simit alırdım ama simit o kadar tuzlu ki su içmeme gerek kalmadan giderdi. otobüs durağında beklerken bir adam gülümseyerek durdu ama sonra hiçbir şey söylemedi çünkü orada konuşmak yasak gibi hissedersin. evde mutfak yaparken tencere sesi bütün daireye yayılıyor çünkü duvarlar incedir ve ses geçer çok kolay. parkta otururken bir baba kızını zıplatan görürsün ama sonra ikisi de sessizce orada kalmaya devam eder çünkü orada korku değil sessizlik var. çevremdeki insanlar hep bir şey taşıyor bari bir çanta bile taşıyorlar çünkü orada ellerin boş kalması istenmiyor.
Kawasaki'de bir kahve 380 kuruş civarında alınır çünkü burada kahve kafe küçük ve el yapımıdır. kuaför bir kese 7000 kuruş eder çünkü orada kuaför profesyoneldir ve hiçbir şey kısaltmaz. aylık spor salonu üyeliği 5000 kuruş civarındadır çünkü burada spor salonları hem ucuz hem kalitelidir. rastgele bir akşam yemeği için iki kişiye 12.000 kuruş ödersiniz çünkü burada akşam yemeği pahalı ama değerli. bir taksi yolculuğu 2000 kuruşdan başlar çünkü burada taksi şoförleri çok dikkatli ve suç yoktur.
Kawasaki, Tokyo'nun güneyinde yer alır ve denize yakın bir konumdadır. yaz aylarında hava nemli ve sıcak gelir çünkü deniz buharı hep orada kalır ve üzerinizde bir miktar yastık gibi hissedersiniz. kış aylarında ise soğuk ama kuru gelir çünkü içden gelen rüzgar sayesinde ne yaparsan yap kendini bütün gün yıkanmış gibi hissedersin. yakınında bulunan şehirler arasında Yokohama ve Chiba bulunur ve bu iki şehir arasındaki mesafe Kawasaki'ye ulaşmak için çok ideal bir konumdur.
Kawasaki'nin kahvaltısını yaparken çay içemezsin çünkü çay orada yok ben kendim icat ettim keşke söyleselerdi. burada insanlar kahvaltıda orada bir şey yemeden evden çıkmazlar çünkü orada kahvaltı tanrı gibi bir şeydir. burada deniz katmanlı bir şehir gibi hissedilir çünkü her yerde deniz havası var ve bu çok hoş bir şeydir. burada bir yerden bir yer gibi geldi ama sonra fark ettim ki burada hava farklıdır ve o farklılık seni yaratır. burada ne bir bölge ne bir kasaba Kawasaki sadece bir şehir ama o şehir sana bir şey verir ve o şey sessizliktir.
Kawasaki'nin en büyük dezavantajı orada herkesin sabah dörtte kalkmasıdır çünkü orada kimsenin uyuyamaması lazım. burada yaşarken birisi sana ne konuşacağın konusunda soru sorarsa orada sıkışmışsındır. burada iş bulmak çok kolay ama aynı zamanda çok zor çünkü orada iş bulunan yerde sessizlik var. burada birisinin seni görmesi bir şey ifade etmez çünkü orada herkes birbirini görmez gibi davranır. burada bir şeyler kaybetmek kolay çünkü orada insanlar kimseyi unutur ve bunu bir zafer sanır. burada bir yere gitmek istiyorsan orada sadece durmalısın çünkü orada yürüyüş de bir tuzak gibidir.
Kawasaki'ye taşınan birincisi orada sürekli ses duyduklarını söyler çünkü duvarlar ince ve burada sessizlik bir lüks gibi hissedilir. ikincisi orada iş bulamayınca her şeyi bir kenara koyar çünkü orada iş bulmak bir dini ritüel gibi hissedilir. üçüncüsü orada yalnız kaldığında ağlar çünkü orada yalnızlık hem bir lüks hem de bir lanet gibidir. dördüncüsü orada hayal kırıklığına uğrar çünkü orada hayaller sessizce ölür ve kimse onları görmez.
Kawasaki, Tokyo'ya göre daha sessiz ve daha ucuzdur çünkü burada insanlar daha az harcar ve daha az konuşur. burada Yokohama'ya göre daha yakın denize ama daha az kalabalıktır çünkü burada kalabalık bir günah gibi hissedilir. burada Sendai'ye göre çok daha ısındır çünkü burada deniz buharı her yeri sarmalar ve bunu bir gazete gibi hissedersin. burada Sapporo'ya göre çok daha ılık çünkü burada kış bile bir sıcak su gibi hissedilir.
Kawasaki'de yaşamak dedim bazı insanlar sana orada para biriktiremezsin der çünkü orada her şey bir şey gibi hissedilir. diğer insanlar sana orada arkadaş edinemezsin der çünkü orada arkadaşlık sessiz bir şey gibi hissedilir. bir de sana orada kaybolursun derler çünkü orada kaybolmak bir zafer gibi hissedilir. burada yaşarken herkes sana bir şey söyleyecek ama hiçbir şey söylemeyecek çünkü orada sessizlik bir dil gibi hissedilir. burada herkes seni görür ama hiç kimse seni görmek istemez çünkü orada görünmek bir günah gibi hissedilir.
Kawasaki'de yaşarken ev kirası ortalama 60.000 kuruş civarındadır çünkü burada konutlar küçük ama temiz ve düzenli. orada güvenlik yüksek çünkü burada suç neredeyse yoktur ve bu hem iyi hem de biraz tehlikeli çünkü herkes birbirine güvensiz. iş piyasası orta düzeydedir çünkü burada sanayi yoğun ve fabrika işleri bol ama beyaz yaka pozisyonları az. Kawasaki'de yaşamak dedim bir kere kopya gibi hissedersin ama sonra orada kopya olmak bir rütbe gibi hissedilir.
Kawasaki'de göz teması yapmak kimsenin işine gelmez çünkü orada göz teması bir savaş gibi hissedilir. orada saygılı olmak bir zorunluluk gibi hissedilir ve bunu yapmayan kişi herkesin gözünde düşer. orada sıra beklemek bir kural gibi hissedilir ve bu kuralı ihlal eden kişi hemen cezalandırılır. komşu ile karşılaşınca sadece başını sallarsın çünkü orada komşu ile konuşmak bir günah gibi hissedilir. orada parkta otururken yanındaki kişiye dokunmana izin verilmez çünkü orada dokunmak bir savaş gibi hissedilir.
Kawasaki sabahları sessiz bir bank gibi çalışır çünkü orada insanlar sessizce evden çıkar ve hiçbir şey yapmaz. öğleden sonra orada sessiz bir okul gibi hissedilir çünkü orada öğrenciler sessizce yürür ve hiçbir şey yapmaz. akşam olunca orada sessiz bir gece clubı gibi hissedilir çünkü orada müzik çok hafif ve herkes hafifçe dans eder. gece olunca orada sessiz bir kütüphane gibi hissedilir çünkü orada ses tamamen kaybolur ve sadece nefes kalır.
Kawasaki'de yaşayan biri olarak sana bir şey söyleyeyim burada insanlar sana turist gibi görünüyorsa o zaman turist değilsindir çünkü orada turist olmak bir günah gibi hissedilir. orada herkes size bir şey söyleyecek ama hiçbir şey söylemeyecek çünkü orada konuşmak bir savaş gibi hissedilir. burada herkes size bir şey gösterecek ama hiçbir şey göstermeyecek çünkü orada göstermek bir günah gibi hissedilir. burada herkes size bir şey verecek ama hiçbir şey vermeyecek çünkü orada vermek bir savaş gibi hissedilir. burada herkes size bir şey alacak ama hiçbir şey almayacak çünkü orada almak bir günah gibi hissedilir.
Kawasaki'de yaşarken herkes sana bir şey söyleyecek ama hiçbir şey söylemeyecek çünkü orada konuşmak bir savaş gibi hissedilir. burada herkes size bir şey gösterecek ama hiçbir şey göstermeyecek çünkü orada göstermek bir günah gibi hissedilir. burada herkes size bir şey verecek ama hiçbir şey vermeyecek çünkü orada vermek bir savaş gibi hissedilir. burada herkes size bir şey alacak ama hiçbir şey almayacak çünkü orada almak bir günah gibi hissedilir.
Kawasaki'de insanlar sizi kendi yaşamlarının parçası gibi hissederler çünkü burada insanlar kendi yaşamlarını kendi parçalarına ayırır ve bunu bir zafer gibi görmek lazım. burada insanlar sizi sürekli izler çünkü burada izlemek bir zorunluluk gibi hissedilir ve bunu yapmayan kişi herkesin gözünde düşer. burada insanlar sizi sürekli dinler çünkü burada dinlemek bir zorunluluk gibi hissedilir ve bunu yapmayan kişi herkesin gözünde düşer. burada insanlar sizi sürekli görür çünkü burada görme bir zorunluluk gibi hissedilir ve bunu yapmayan kişi herkesin gözünde düşer.
You might also be interested in:
- ABUS Granit 77 Sledge Grip Schijfremslot - Rood (EAN: 4003318475030)
- FX Tools Blokkwast van 12 x 3 cm - 2x - schilderen - verfspullen - dikke kwasten - kunststof - syntetische haren (EAN: 8721131445530): Waarom een blokkwast
- hyderabad: where the coffee is cold and the life is… not?
- LSBTQ+-freundlicher Guide für Chabarowsk - mein chaotisches Leben im fernen Osten
- narbonne: how i lost my lens cap in a fish market and found something else