Herāt pahalı mı, ucuz mu? Sonunda anladım ama kimseye söylemedim
Is Herāt Expensive Compared to Other Cities?
bir adam sokakta benimle konuşurken 'hayır beş kuruş bile alamazsın' dedi. şimdi düşünüyorum, herāt pahalı mı değil mi? belki de soruyu yanlış soruyorum. doğru soru şöyle olmalı: herāt nereye göre pahalı, nereye göre ucuz? ben de bu soruları cevaplamaya çalışıyorum, tam olarak çözemedim ama içim rahatladı.
Q&A
Q: herāt gerçekten pahalı mı?
A: kavramak zor, başka kentlere göre daha makul bir yer ama kendi ücret tablosuna göre sıcak duş alırsın. eski hanlarda yaşayan insanlar ayda 2000 afgani civarında bir kira ödüyor, bu da saatte iki dolar etmese de kimse bağırıp gidiyor.
Q: güvenli mi?
A: herāt genel olarak sessiz bir şehir, sokak suçları az görünüyor ama birkaç bölgede dikkatli olmak lazım. komşularim söylüyor ki gece geç saatlere kadar sokakta dolaşmak istiyorsan bazı caddeleri atlamak daha iyi.
Q: iş var mı?
A: iş market var, ticaret ağı var ama resmi pozisyonlar nadir. hanlar içinde çalışanlar çoğunlukta, kapı önünde çay satan çocuklar bile amaçsız değil, bir şeyler öğreniyorlar.
nerede yaşarsan ne ödersin
herātı tanımak için markete git. sabah beş buçukta çay tezgahları açılıyor, işçiler geliyor, ilk çay içen her zaman aynı adam. eski meydanın kenarındaki kebapçı her gün aynı araba ile gelir, arabasının rengi ne yazık ki yok ama lezzeti var. pazarın tozunu görmek için şehre gelmen lazım, havada süzülen tozlar her şeyi hapseder.
ben ilk geldğimde daire kirasını sorarken, ev sahibi bana sadece gülmek zorunda kaldığını söyledi. 'akşam olana kadar düşün' dedi. gerçekten düşünmek lazım, çünkü herātın fiyatları sabah ve akşam arasında değişiyor gibi hissettiriyor.
bir adam beni uyardı: 'şehre gelince önce kira düşün, sonra yiyecek düşün, sonra uyku düşün.' dedim ki nerede uyuyacağız dersen, o zaman önce market düşün. gerçekte market ucuz, kiralar baskı yapıyor. eski bir hanın bir odası ayda 150 afgani civarı, bu da yaklaşık 2 dolar etmese de aylık gelirle kıyaslandığında bir yere bakıyor.
gerçek hayat işaretleri
her sabah çay satan tezgah sahibi aynı yerde durur, elindeki kapta iki bardak daha fazla olmaz. çocuklar tozlu sokaklarda köpek kovalar, kovaladıkları köpek genelde onları kovalar. yaşlılar çoğu zaman briketlerin üstüne oturur, bir konuşma başlatmak için bir nefes alırlar. inşaat alanlarının yarısı yıllar boyunca yarı kalmış kalır, kimse tamamlamak istemez gibi görünür. eşekler ve kamyonlar aynı anda aynı caddeyi kullandığında ikisi de yavaşlar. telefon almak isteyenlerin çoğu hâlâ eski model kullanır, yeni telefon satın almak lüks sayılır.
bugünkü fiyatlar
burada dört çay bardağı 50 afgani eder, bu da yaklaşık 0.70 dolar. kesme saç yaptırmanın bedeli 30 afgani, spor salonu aylık 100 afgani. rastgele bir randevu için iki kişilik yemek 120 afgani bile etmez. taksi mesafesi 2000 metre ise 20 afgani yeterli, 10 dakikalık yolculuk. bir kuru baklava paketi 40 afgani, tatlısevenler için en iyi yatırım budur.
toplumun yazılı olmayan kuralları
göz teması yaparken dikkatli ol, özellikle yaşlılarla. bazen bir yaşlı adam sana bakar, sen de ona bakarsın, o an bir tür iletişim kurulur. nezaket önemli ama abartılı sevgi yerine saygı daha çok takdir edilir. sıra olmak düşünülemez, herkes kendi sırasını belirler. komşular arası samimiyet zaten çok yoğun, arkanızdaki evin yemek kokusunu duymak normal sayılır.
gündüz ve gece farkı
gündüz herāt tozlu ve canlı, sokaklar dar, insanlar yürüyor. toz havada, arabalar yavaş, eşekler daha yavaş. akşam çay evleri kapanır, sokaklar boşalır. gece şehir sessiz, sadece birkaç gece vakti toplantı yapan adamın ayak sesleri duyulur. sabah tekrar hayat başlar, aynı tezgahlar, aynı toz, aynı çay.
pişman olan üç insan
birincisi: teknoloji sektöründe kariyer yapmayı düşünen. herātta yazılım ofisi sayısı parmaklarından az, uzak durulacak yer değil ama gerçekçi olunmalı. ikincisi: büyük şehir kültürüyle büyümüş bir çocuk. sokaklar dar, sesler gürültülü, herkesin birbirine karıştığı bir yer. üçüncüsü: 'dönüş yok' diye ağlayan bir kadın. bazı kadınlar eğitim için gelir, geri dönemez. bu gerçek, görmezden gelinemez.
başka şehirlerle kıyaslama
istanbul'a kıyasla herāt ucuz gibi görünür ama maaşlar çok farklı. istanbul'da bir kadın başına aylık 15.000 afgani kiralar, herātta 2.500 afgani yeterli. lahore ile karşılaştırdığımda malzemeler benzer ama lahore'da daha fazla seçenek var. kabil'e göre herāt daha konforlu, daha sakin, daha temiz. ama kabil'deki iş fırsatları daha fazla, burada ise sabır daha önemli.
beş gözlem: marketteki domates fiyatı sabah ve akşam arasında değişebilir. çay tezgahının yanındaki adam her zaman aynı dudaktan çay alır. cami avlusunda oturan çocuklar okuldan kaçıyor gibi görünür ama aslında dinleştirme misafirler. inşaat çukurunun dibinde su birikir, bu su çoğu zaman kullanılır. sokak köpekleri sahiplenilmez, herkesin birbirinin köpeği vardır.
kesin bir bedel yok, ama bireysel harcamalar kontrol altında tutulursa ay sonuna kadar çıkarsın. market kasiyerleri seni tanır, bazen fiyat indirim yaparlar. toplu taşıma yok, ama yakınındaki her yere yürüyebilirsin. eski hanlarda yaşamak ekonomik ama sessiz, gürültüden uzak durmak istiyorsan ideal.
coğrafya ve hava
herāt batı afganistan'ın kalbinde, türkmenistan sınırına yakın. hava kuru ve sıcak, yazlar kavurucu, kışlar soğuk ama yağış yok denecek kadar az. komşu şehirler arasında en yakın olanı şindand, yaklaşık 100 kilometre uzaklıkta. iran sınırına 200 kilometre, bu sınır kapısı ticaret için önem taşıyor.
zehirli gerçek
herāt pahalı bir turistik şehir değildir, herkes bunu bilir. asıl sorun şu: ilkbahar aylarında toz fırtınaları gelir ve dışarıda ne yapmak istersen yap, gözlerin yanan bir şeritle kapanır. bu gerçek turistik broşürlerde yazmaz, ama yerel insanlar öyle hisseder.