Gazada ilk kez gelenler için en iyi bölgeler
işte biraz Gaza hakkında her şey, karışık ama yapılandırılmış.
burada kalmak bir macera, bazen de sadece bir istikamet arıyorsun. sokaklarda her adım yeni bir hikaye başlar. ben bir yorgun gece vakti bir kahve dükkanında bu konuyu düşündüm. bir yerli arkadaşın 'burada kalırken sadece gözlerini kapatma' dediğini hatırlıyorum. bazı semtlerde yaşam burada tamamen farklı bir ritim taşır.
ben gelen herkes için bir kaç tavsiye sormuşum gibi hissediyorum. güvenli bölgeler, gençlerin bulunduğu yerler, ya da sadece biraz sessizlik arayanlar için nereler uygun olabilir diye.
- kiralar şehir merkezinde genelde daha yüksek, ama taşınmaz bir yatırım olabiliyor. benzin istasyonlarından uzak olan sokaklar hâlâ cazip. tembel yürüyüş parkurları var, ama sadece sabah erken saatlerde.
- güvenlik durumu değişken. bazı bölgelerde gece yarısından sonra çıkılmaz. ama bazı semtlerde gün boyu hareket serbest. bir kahve bahçesinde bu konuyu derinleştirdik. kimse konuşmadı. sadece başını salladı.
- iş imkanları dar, ama genç girişimciler için yeni projelere yer var. bir öğrenci arkadaşımın patronu bunu söyledi: 'burada çalışmak bir direniş olabilir, ama insanın içi rahat oluyor'.
q: Gaza'de bir ilk ziyaretçi için en güvenli bölge neresidir?
a: genellikle Gazze Merkezi ve Tel er-Ruş adaları tercih ediliyor. sokaklar dar ama kalabalık. bir yerli öğrenci bunu belirtti: 'gece yarısına kadar kalabalık oluyor, bu yüzden sakinsin'.
q: ucuz konaklama için hangi semtleri önerirsiniz?
a: şiddetle tavsiye ederim Jabal er-Rafah ve Sheikh Redwan bölgeleri. ucuz kiralar, yerel lezzetler. ama bir kahve dükkanı sahibi uyardı: 'kalitesiz yerler de var, dikkatli bakmalısın'.
q: Gaza'de gençlerin bulunduğu popüler bölgeler nerelerdir?
a: gençler genelde Gazze Üniversitesi civarında toplanıyor. kafeler, sanat galerileri, ve akşam yemeği için popüler lokma noktaları var. mekân sahipleri gençlere özel etkinlik düzenliyor. bir gece kulubünde bu görüşü paylaştılar.
Düşüncem, Gaza'nın kalbi olduğu telkari değil, bazı dar sokaklarda saklı. Bir sabah erken saatlerde bir manavda durup dururken bir amca beni 'yeni gelmek' için mükemmel bir gün seçtiğim söyledi. Ama ummadığım şekilde.
Biri söyledi ki 'Gazze'de her sabah bir alarm gibi. Siren sesleri değil, ama uyanmanın seslerle dolu bir hal. Bazen insanın kahraman olabileceği yer burası gibi. Bir yerli sanatçıya göre 'sokakta asılı elbise daha fazla şarkı söyler'.
Ben bir kahve dükkanında dolandım, herkesin başında bir kitap vardı. Bir öğretmen çocuğunun masasında matematik ödevleri, öğretmenin kendi masasında ise şiir notları. Biraz sonra bir ambulans sesi duyuldu ve herkes aynı anda aynı yöne baktı. Burada her şey bir anda başlangıç ya da bitiş olabilir.
İnsan bazen sadece yürür, gözlerini kapatır, ve Gaza'nın kalbinde kaybolur. Ta ki bir çocuğun elindeki topa dokunana kadar. O an her şey yoluna girer. Bir yerli öğrenciye göre 'kalabalık sokaklar, içinden geçtiğinde seni daha mutlu yapar'.
Bazı sokaklarda her köşe taş bile tarih taşır. Bir amca beni durdurup 'burada her taşın bir hikayesi var' dedi. Ben hissettim ki gazabatako bir şeyler. Geçip geçince büyük bir sessizlik gelir. Herkesin içinden gelen bir his.
Gazze'deki gençlerle tanıştım, onların büyük bir kısmı 'gece yarısına kadar' diyor. Bir kafe sahibine göre 'gençler burada kalmaktan vazgeçmiyor, çünkü hayallerini değil, hayatlarını yeniden inşa ediyorlar'.
Bir sabah erken saatlerde bir manavda durup dururken bir amca beni 'yeni gelmek' için mükemmel bir gün seçtiğim söyledi. Ama ummadığım şekilde. Ben onunla aynı şehir merkezindeki dar sokaklarda dolaşmaya devam ettim.
Geçen yıl bir yaz akşamı, bir kafede karşılaştığım biri beni uyardı: 'Gazze'ye gel, ama beklenmedik bir şekilde kalbini kıracak, çünkü insanlar burada çok daha gerçek'. Biraz sonra yağmur yağdı ve herkes birden kahve içmeye başladı.
Sadece bana verilen bilgilerle, evet. Bir yerli kahve sahibine göre 'Gaza'nın kalbi onun en dar sokaklarındadır, orada her biri bir kalbin atışı gibi.' Ben de onunla aynı sokaklarda yürürken bunu hissettim.
Biri asırdan kalma bir evin bahçesinde kahvaltı yaptığımızı anlattı. Evin sahibi bir amca idi, onun dediğine göre 'Gazze'de her sabah bir alarm gibi. Siren sesleri değil, ama uyanmanın seslerle dolu bir hal.' Ben de hissedemeden edemedim.
Bazı küçük semtlerde her sabah aynı kahve dükkanında aynı oturumda otururum. Bir gün bir yabancı geldi, bizimle aynı masada oturdu. Onun dediğine göre 'Gaza'yı anlamak için sadece gözlerini kapatmak yeterli'. Ben de hissedemedim. Belki de Gaza'nın en güzel yanı da bu, herkesin farklı bir şey hissettiği.
Geçen yıl bir kahve dükkanı sahibi bana 'Gazze'nin kalbi onun en dar sokaklarındadır' dedi. Ben de o sokaklarda yürürken hissettim ki gazabatako bir şeyler. Her köşe dönerken, her adım atarken, Gaza'nın kendine özgü bir ritmi var. Bir yerli yaşlı kadın beni durdurup 'burada her sabah bir alarm gibi' dedi. İnanın hiçbir yerde böyle bir uyarı bulamazsınız.