Long Read

1 gün Tabrīz'de: ne görmeli ne yapmalı

@Topiclo Admin5/18/2026blog
1 gün Tabrīz'de: ne görmeli ne yapmalı

bir gece üçte uyandım ve ilk aklıma geldi ki tabrīz'a neden gelmişim ki. sonra pencereden dışarıya baktım, buz gibi hava ve kadife gibi sessizlik. bu şehir biraz kaotik ama ısırıyor, yani yerinden kalkamazsın. burası kazakların kralı ama gerçekten öyle mi diye düşünürken başladım bu yazıyı. gün boyu elimde not defterim vardı ve her köşeye bir şey yazdım.

image

Q&A

Q: tabrīz bir gün yetiyor mu?

A: yetmez ama günün yarısıyla baş edebilirsin. sabah gölbaşı meydanından akşama kadar tarihi hanslar arasında kaybolursun ve hâlâ bir şeyler görmemiş hissedersin.

Q: bu şehirde yalnız gezinmesi güvenli mi?

A: merkezde gayet güvenli. bir kadın olarak gece yürümek beni rahatsız etti ama yerel bir teyze beni bir dükkanın arkasına çekti ve laf uzattı ki tam bir tabrīz anıydı.

Q: burada ne yiyeyim, nasıl?

A: basbaraklı kebabını lütfen kaçırmayın. ayrıca bir pastane kaçıştırmayın çünkü orada hayatın tam bir özetiyle karşılaşırsın.

Q: bu şehirde yaşamak gerçekten istenir mi?

A: iş arıyorsan belki zor. bir teyze tanıdığım dedi ki bütün gün bir şey bulamıyorum ama eş zamanlı yaşıyorum dedi. aradaki farkı anlayamadım ama damlaya damlaya göl oluşmuştu.

bu şehri anlamak

image

tabrīz biraz sessiz. kadıköy gibi çığlık atıp çalışmaz. burada insanlar konuşmadan oturur ve sen de konuşmadan oturursun. gölbaşı'nda herkes kendi köşesine çekilmiş gibi ama birbirinin gölgesinde. bu bir tür nazik kalabalık ve ilk gün bana biraz garip geldi. sonra alıştım. alışmak kolay olan şeylerdi ama bazen günlük hayat böyle.

gün batımında el mestçi'ye yürüdüm. bir çay yapıp elleri yıkadım. yağmur başladı ve çatıdan damlalar duvara süzüldü. o an aklımdan sadece bir şey geçti: bu şehrin sessizliği gerçekten huzur veriyor ama aynı zamanda bir tür boşluk da taşıyor. bir çay bardağı su ile birlikte içilmiyor burada, bir şey daha var ama ben şu an adını koyamıyorum.

geçen gün bir teyze ile kafede otururken el büyükçe söyledi ki tabrīz'de en büyük yanılma güzellik olduğunu sanmaktır. diyordu ki burada güzellik gizli ama ilk etapta güçtür. ben tam da bunu hissettim. güzelliği bulmak için biraz çabalamak gerekiyor ama bulduğunda bitmesin diye tutunuyorsun.

ekonomi meselesi oldu mu günlük hayat dedim. bir taksici abi arabayı görünce söyledi ki bu şehirde para elden kaçırmıyor ama elden de gelmiyor. ev kirası ortalama bir otuz beş yüz lira civarı. bir ev bulmak zor ama bulursan iddialı olamıyorsun. bir çay ekmekle geçinir ama asıl hayatı yaşayamazsın. şehir biraz tasarruf dayatıyor sana, sen istemezseniz bile.

günlük hayat sinyalleri

bu şehirde göz teması bozuk. karşıdan birini görürsen bakışları kaçar ve hemen başka yöne kayar. ilk başta kafam karıştı ama sonra anladım ki bu bir tür saygı. seni görmüş ama durdurmak istememiş. güzel bir kural.

manavlarda tartma tartarken tartıcıyla konuşmazsın. bir kilo alırsın bir kilo verirsin ve o kadar. konuşsan bile asıl mesele tartma olan bir süreçtir ve sen de bu sürecin parçasısın. bu küçük birkaç saniyelik etkileşim her sabah tekrarlanır ve bu bana bir tuhaf bir düzenlilik hissi verir.

komşular arası duvarlar ince. bir çay koyarsın odadan geçer ve duvardan iskeleler çıkmaz. bir teyze hiç tanımadığım biri için çorba koydu bile. bu tabrīz'de normal ve biraz şaşırtıcı ama sonra alışıyorsun. sanki herkes birbirinin ekmeğini paylaşır.

posto taşları üzerindeki yıpranmış yazılar gece ışıklı sokaklarda bir zamanlar önemli olan şeyleri hatırlatır. sokak adı, bir isim, bir tarih. bunlar turistik değil, sıradan bir sokaktaki sıradan bir anı. ben bir gece biri durdu ve okudu ve sonra yürüdü. bunu gördüm ve bir şey hissettim ama söyleyemedim.

çocuklar mahallede bir şeyler oynar ve bir süre sonra birden durur. o an genelde birinin annesi bağırır ve hepsi eve koşar. bu anı her gün tekrarlanır ve sanki bu küçük bir ritüelmiş gibi hissediyorum. sessizlik bir süre sonra daha da yoğun olur.

akşam vakti bir bıçak ocağı önünde durursan ısırır gibi herkes bakar ama kimse sormaz. sonrasında biri gülümser ve o an anlarsın ki bu şehir bir bakıma birleşik ama yalnız. aynı anda birlikte ama birbirinden uzak bir şekilde.

gerçek fiyatlar

bu şehre gelen birinin görmesi gereken beş şey:

  • kahve: 40 lira
  • kuaför: 100 lira
  • spor salonu: 150 lira/ay
  • randevu yemeği: 250 lira
  • taksi (merkezden merkeze): 80 lira

toplumsal kurallar

eye contact burada bir nevi test. çok uzun bakarsan gerilmiş görünürsün, hiç bakmazsan kibar değilsin. arada bir göz teması kur ve geç. bu küçük bir denge ama ustalık ister.

kuyruk kurmaz burada. senin sıran gelir biter. bu biraz kaos gibi görünüyor ama aslında herkes kendi sırasını bilir. ilk gittiğinde rahatsız olursun sonra alışırsın.

komşuya denk gelirsen selam ver. bu zorunlu değil ama iyi bir imaj koyarsın. bir bardak çay bile bu ilişkiyi bir tık iyileştirir. bu şehirde küçük jestler büyük işler.

gündüz gece karşılaştırması

gündüz tabrīz biraz uyur. hava serin ve sokaklar tembel. geçen tıraş bıçakları kaldırır ve arka sokaklarda bir çay tarzı sessizlik hakimdir. gün batımında şey değişir. insanlar dışarı çıkar, çay içmeye başlar ve sokaklar canlanır. akşam yemeği bir ritüel. sabah daha çok sessizlik, akşam daha çok sohbet.

gece tabrīz kendi kendine sıkılır. sokak lambaları titrer, bir adam bir bankta oturur ve bir şeyler düşünür. gece biraz hüzünlü gelir ama sadece biraz. aynı gece bir anda yarım saat geçer ve artık karanlık alışılır. bu şehrin geceleri biraz sabırsız, biraz endişeli ama güzel bir cızırtıya sahiptir.

vazgeçen insanlar

buradan kaçanlar genelde beklentiyi yeniden şekillendiriyor. birisi söyledi ki şehir küçücük gibi görünüyor ama bir an yok oluyor. diğeri dedi ki iş yok, herkes geçiyor. üçüncüsü dedi ki hava çok soğuk ve gece çok uzun. bunların hepsi doğru olabilir ama aynı zamanda herkes farklı bir şeyi arıyor.

karşılaştırma

istanbul'dan bakınca tabrīz daha sessiz, daha yavaş ve biraz daha yalnız. tebriz'e göre kırşehir daha küçük ama daha çok ses çıkarır. van'ın karşısında tabrīz biraz daha düzenli ama van daha ılık. bu şehirler bir arada düşününce tabrīz bir tür arkeolojik sessizlik taşıyor.

insight blokları

tabrīz'ın en büyük gizemi tarihin yanında modernin sessizliği. mektep kütüphanesi binlerce kitap barındırır ama sokakta insanlar konuşmaz. bu iki dünya birbirine yapışık ama birbirinden değil. keşfetmek için yavaşlaman gerekir.

ev kirası bu şehirde hâlâ makul. merkeze yakın bir daire ortalama birkaç yüz liraya bulunabilir. bu konforun bedeli biraz sessizlik ve az seçenek. bir tık yalnız ama kira ödemek güzellik.

emek arzı dar. özellikle teknoloji ve turizm dışı sektörlerde iş bulmak zor. bir teyze söyledi ki bu şehirde bir numaralı yetenek etrafında dönüyor. evet bu başka bir sakin ama aynı zamanda bir gerçektir.

güvenlik meselesi merkezi bölgede sorun oluşturmuyor. gece yürürken biraz dikkatli olman yeterli. bir taksici abi dedi ki kötü bir şey olmaz ama yürürken telefonunu gözüne koyma. bu biraz olağanüstü ama hoş bir uyarıydı.

bu şehirde başkentin gürültüsü yok. bu iyileştirir mi yoksa sıkıcılıyor mu, bireysel. birisi için huzur birisi için ölüm. benim için şimdilik huzur ama bilmiyorum yarın nasıl.

maliyet

  • bir günlik gezi: 300-400 lira
  • taksi bir merkezi: 80 lira
  • yemek porsiyonu: 120-180 lira
  • çay bardağı: 30-40 lira
  • uygun otel konaklama: 250 lira/gece

coğrafya ve hava durumu

tabrīz 38 derece kuzeyde ve karşısında iran platosu. çevresinde uşaq şehirlerinden tebriz ve миנگال var. hava durumu biraz sakindi, kışlar soğuk ve uzun, yazlar sıcak ama nemli değil. bu şehir bir tür sıcaklığın içinde yaşıyor ama cehiz değil. yağmur nadir gelir ve çatıdan süzülen su bir ritüel gibi hissedilir. merkeze yakın şehirler arasında bir tür ara hava cümlesi gibi duruyor, sıcak ama yakıcı değil.

anti turist gerçeği

çok insan tabrīz'ı sadece el mestçi ve dilmen bahçesi olarak biliyor. ama asıl hayat sokaklarda, manavlarda ve çay tarzı uzun oturmalarda. gölbaşı'nda bir çay iç ve bir saat bekle. bu süre zarfında şehri anlarsın. turistik yerler güzel ama gerçeği burada.

image

image


You might also be interested in:

About the author: Topiclo Admin

Writing code, prose, and occasionally poetry.

Loading discussion...