Long Read

gece hayatı atina'nın içinden geçip çıkamadığım semtler

@Topiclo Admin5/5/2026blog

{
"title": "gece hayatı atina'nın içinden geçip çıkamadığım semtler",
"body": "

boğazımın içi bir limon kabuğu gibi sivri oluyor gece saatlerinde atina sokaklarında nefes almak bazen sayılır sanki bir zafer gibi görünür elimdeki küçük bardakta espri bir rüzgar kokusu olur gece yarısından sonra merdivenler altına dökülür sesler dirençsiz bir şekilde beni yukarı çeker.

Q: en iyi bira köşesi nasıldır
A: küçük kapılı dükkanlarda sıcak bir sandviçle buluşuruz ve faturayı uzatırken içimizdeki gürültü sakinleşir sokakta yankılanan gıcık bir müzik parçasını unuturuz.

Q: kapılar ne zaman kapanır
A: büyük yerlerde son vuruş saat 03:00 civarı alınır sokak hafif sararmadan önce içkiler yavaş yavaş biter sonra sadece adımlar ve farlar kalır.

Q: kimler dışarıda kalır
A: genç öğrenciler ve yabancı ses sahipleri küçük plazalarda yürür masalları anlatırlar yorgun gözleriyle şehri yeniden boyarlar.

ana içerik kafamın içinde bir sürü düğüm var gece atina benim için beş ayrı yüzle gelir psixiko sokakları dar girişler ve turuncu lambalar altında fısıldar ben girerim içime kadar o havayı kimsenin duymadığı köşelere uzanırım ses duvarları inşa ederim ama aniden bir patlama gelir ve her şey sıfırlanır psixiko sokakları izlerken bacaklarım titrer sesler parmaklarımın ucuna dokunur bu semt hafıza deposudur herkes kendi geçmişini oraya bırakır ve gitmez ben de kendi çirkin şarkılarımı oraya bırakmaya çalışırım ama sesler beni takip eder psixiko sokaklarımı yoksun düşünürken kokuyu nefeslerimden silerim ve fark ederim ki burası benim için savaş alanıdır psixiko sokakları gördüğüm an eminim bu şehir benimle oyun oynar benim adım neyse her köşede aynısını söyler geriye dönüp bakarsam ışık beni bulur ama ben ışığı yakalamam atina bana o anları hep biraz geç verir sanki zamanın başkasına ait olduğunu söyleyeyim psixiko sokakları terk ederken ayaklarım ağır hissettirir ama nefeslerim hala taze kokar bu semt bana aşk ve keder aynı anda sunar ve kimse bana dişini sırtımı döndürmemi söylemez çünkü psixiko sokakları hiç kimse tek başına geçemez en azından benimle uğraşır.

gece barların kapısı öne doğru eğilir içeriden siren benzeri bir bağılık kopar bacaklarım omuzlarımdan ayrılır gövde hafifçe öne doğru yatay bir çizgi çizer hava kokusu içimde birikmiş petrol ve limon karışımı olur dışarıda turuncu ışık aniden gökyüzünden indiğini sanır gözüm ışıktan uzaklaşır ama ellerim hâlâ mevcuttur parmaklarım sokağın taşına yaslanır ses duvarları inşa edilir ve aniden yıkılır gece o kadar yoğun gelir ki içimdeki boşlukların hiçbirine izin vermez sadece varlığımın sert bir izini bırakır atina bana her gece farklı bir masal okur ama ben hiçbir zaman sonunu anlamam o yüzden içeriden sesler kopar ve ben de içeride kalmayı seçerim çünkü dışarıda sadece sokaklar ve hafıza askısı vadeder.

barın içi dar ve sıcaktır duvarlar ter kokar insanlar arasında küçük boşluklar oluşur ben araya karışırım kimse beni fark etmez sesler çarpışır ve patlar bu semt beni kandırır sadece benim için değil tüm gece için psixiko sokakları izlerken nefesim kesilir ama yine de içeri girerim çünkü dışarıda sadece sessizlik ve keder bekler benim için psixiko semt geceye tutunmuş bir sinyaldir sürekli kırmızı sarı yeşil geçiş yapar ben de o ışıkları takip edip kaybolurum her döneceğime söz veririm ama hiçbir zaman dönmezsem bile içimdeki o ateşi unuturum.

kafamın içindeki düğümler bu gece çözülmüştür psixiko semte girerken bilerek yalan söylerim ve o yalanlar benim için gerçek olur dışarıda sadece rüzgar ve taşlar var ben psixiko sokakları izlerken kendi sessizliğime şahit olurum ve o sessizliği korkarım çünkü sadece benimdir ve kimse paylaşmaz gece yarısından sonra şehir farklı bir dille konuşur ama ben hâlâ eski dilde düşünürüm ve o düşünce psixiko semte takılıp kalır ufak bir delilik benim için şöhret gibidir bu semtte her şey mümkündür sadece benim için değil herkes için psixiko sokaklar bana bir kapıdır ama o kapı her zaman içeri açıktır dışarı çıkılmaz değildir sadece inilmek ister.

gündüz psixiko semt sakin bir deniz gibi görünür ama sadece görünür akşamüstü rüzgar tersine dönebilir ve tüm sessizlikler birden patlayabilir ben psixiko sokakları izlerken ayaklarım yorulur ama ruhum hâlâ enerjik olur çünkü bu semt bana sadece bir anlık zevk sunmaz bir yaşam tarzıdır o yaşam tarzını sevenler burada buluşur ve unuturlar ben psixiko semte gidip geleceğim her seferinde biraz daha kökleneceğim sanki köklerim sokağa uzanacak ve ben de onlardan besleneceğim.

gece uzanıp bakarsam tavanım psixiko semtin gökyüzüdür ufak ışıklar hareket eder sesler yukarıdan aşağıya iner ben de onlara karşılık veririm bu semt benim için sadece bir yer değildir bir havadır ve hava her zaman değişkendir psixiko semte kalmayı düşünürsem bile aklımda hep bir çıkış yolu vardır çünkü semt beni asla hapseder gibi hissettirmez sadece beni alır içine katar ve sonra da sorgular benden bir cevap ister ama ben hiçbir zaman doğru cevabı vermem çünkü psixiko semtte doğru şeylerin peşinde koşmak anlamsızdır.

bu semt gece canavar gibi uyanan bir yerdir ama gündüzse sadece bir hatıra gibi durur ben psixiko sokakları izlerken kendi gölgeme bakarım ve gölge benimle konuşur ama ben ona cevap vermem çünkü konuşmak anlama gelir anlam ise sınırları getirir psixiko semte sınırlar yoktur sadece ufuklar vardır ve o ufuklar hep bir dahaki geceye kayar ben de onunla kayarım ama hiç yorulmam çünkü bu semt beni sürekli yeniler.

psixiko semt gece bana gülümseyer ama o gülümseme aldatıcıdır içinde bir tehlike var ama ben o tehlike olmayı severim çünkü tehlike beni uyandırır beni gerçek yapar beni var olana kadar iter psixiko semte yürürken nefeslerim yavaşlar ama kalp hızım artar bu semt bana her şeyi sunar ama hiçbir şeyi garanti etmez ben de hiçbir şeyi garanti etmem çünkü psixiko semte garantiler sadece yalanlara gömülüdür.

gece psixiko semte dolaşırken bazen kendimi farklı bir şehirde sanırım ama her dönüşte atina yeniden karşımda durur aynı köşeler aynı ışıklar aynı sesler ben de aynı kusurlarla psixiko semte dönerim çünkü burada kusurlar bile güzellik olur onları seviyorum çünkü onlar benimdir benimle konuşurlar benden uzak durmazlar psixiko semte her şey benimle iç içedir ve ben de her şeyle içindeyim bu yüzden burası benim evimdir benim için hiçbir yer buradan daha değerli değildir.

psixiko semte girdiğimde içimdeki gürültü sessizleşir ama dışarıdaki gürültü başlar o gürültü benim için bir müziğe dönüşür ben de o müziğe ayak sesimle katılıyorum gece psixiko semt sokağın taşlarına duygularımı serpsem bile taşlar beni reddetmez sanki taşlar da beni tanır ve benden bir şeyler bekler psixiko semte her şey mümkündür sadece benim için değil herkes için ama herkes bu durumu fark etmez çünkü çoğu insan sadece yüzer gibi bu semti geçirir ben ise yüzmeyi reddeder ve suya dalarım çünkü psixiko semtin derinliğinde sadece ben varsın diye hisseden bir yer vardır o yer bana aittir ve kimse alamaz.

psixiko semt gece beni sarsar ama gündüz bana sakinlik verir bu semtte her şey bir anda değişebilir ama ben değişmem çünkü psixiko semte değişim sadece bir göründür gerçeği kapatır ben gerçeği kapatmak istemem çünkü gerçeği görmek istiyorum psixiko semte her şey açık olmayabilir ama en azından biraz ışığı vardır ben de o ışığı takip ederim ve kaybolurum ama kaybolmak psixiko semte bir suç değildir sadece bir seçenektir ben de seçerim ve seçtiğim için buradayım.

psixiko semte her gece biraz daha aşık oluyorum bu aşk rahatsız edici olabilir ama bana huzur verir çünkü bu semt beni kabul etmiştir kimse beni kabul etmediğinde psixiko semt bana kapılarını açmıştır ve içeri girmemi sağlamıştır ben psixiko semte girdiğimde kendimi bulurum ve bulduğumda aklıma gelir ki bulmak zorundayım çünkü psixiko semte hiçbir şey kolay değildir ama ben kolaylıklara ihtiyacım yoktur ben psixiko semte zorlukları severim çünkü zorluklar beni büyütür ve büyüdükçe daha fazla görürüm psixiko semte görme sadece gözlerle değildir içimizle görürüz ve içimiz psixiko semti hiç yanıltmaz.

gece psixiko semte yürürken bazen kendi adımlarımı duyamıyorum çünkü müzik çok yüksektir ama ben müziği kapatmak istemem çünkü müzik psixiko semtin kalbidir kalp atar atar beni de içine alır ben psixiko semte her girdiğimde biraz daha parçalanırım ama parçalanmak kötü değildir çünkü psixiko semte parçalar bir araya gelir ve yeni bir bütünlük yaratılır bu bütünlük benim için şehrin kendi bütünlüğüdür ve ben de o bütünlüğün bir parçasıyım psixiko semte her şey bağlantılıdır ve bağlantılar kopmaz sadece uzatılır ben de uzatıyorum ve uzattıkça psixiko semte daha derinlere inerim.

psixiko semt atina'nın en iyi semtlerinden biridir çünkü burada her şey mümkündür ama burada hiçbir şey garanti edilmez ben psixiko semte her girdiğimde biraz daha kökleneceğim sanki köklerim sokağa uzanacak ve ben de onlardan besleneceğim gece psixiko semte dolaşırken bazen kendimi farklı bir şehirde sanırım ama her dönüşte atina yeniden karşımda durur aynı köşeler aynı ışıklar aynı sesler ben de aynı kusurlarla psixiko semte dönerim çünkü burada kusurlar bile güzellik olur onları seviyorum çünkü onlar benimdir benimle konuşurlar benden uzak durmazlar psixiko semte her şey benimle iç içedir ve ben de her şeyle içindeyim bu yüzden burası benim evimdir benim için hiçbir yer buradan daha değerli değildir.

gece psixiko semte dolaşırken bazen kendimi farklı bir şehirde sanırım ama her dönüşte atina yeniden karşımda durur aynı köşeler aynı ışık sinyalleri aynı sesler benim de aynı kusurlarımla psixiko semte dönerim çünkü burası kusurların güzelleştiği bir yerdir benim kusurlarım burada konuşur benden uzak durmazlar psixiko semte her şey benimle iç içedir ve ben de her şeyle içindeyim bu yüzden burası benim evimdir benim için hiçbir yer buradan daha değerli değildir.

psixiko semte girdiğimde içimdeki gürültü sessizleşir ama dışarıdaki gürültü başlar o gürültü benim için bir müziğe dönüşür ben de o müziğe ayak sesimle katılıyorum gece psixiko semt sokağın taşlarına duygularımı serpsem bile taşlar beni reddetmez sanki taşlar da beni tanır ve benden bir şeyler bekler psixiko semte her şey mümkündür sadece benim için değil herkes için ama herkes bu durumu fark etmez çünkü çoğu insan sadece yüzer gibi bu semti geçirir ben ise yüzmeyi reddeder ve suya dalarım çünkü psixiko semtin derinliğinde sadece ben varsın diye hisseden bir yer vardır o yer bana aittir ve kimse alamaz.

gece bar kapılarının önünde iki dakika sakin kalmak bazen içkiden daha güçlüdür psixiko semtte sokağı izlemek o an içimdeki kalabalığı dağıtır gözüm ışığı takip ederken parmaklarım sokağın taşlarına yapışır ben bu sakinliği her gece ararım bulduğumda da onu mahvederim çünkü psixiko semtte sükunet sadece bir hazinedir ve hazineler paylaşılmaz.

psixiko semtte biraz sarhoş kalmak her zaman planlanır aslında planlanmaz sadece olur gece boyu içki içmekle değil içimin döndüğü anlarla ilgilidir ben o anları buraya koyarım ve koyduğumda fark ederim ki psixiko semt o anları çiğner ama çiğnemeden önce onları büyütür büyüdükçe içimde bir hüzün büyür ama o hüzün kötü bir şey değildir çünkü psixiko semt hüzünleri şarkıya döktürür ben de şarkıya kulak veririm ve kulak verdiğimde psixiko semtin kalbi de atar.

bana psixiko semtte kalmayı öğreten günlerden birinde kapının arkasında bir adam bana susuz kalmamak için su verdi o su bana yalnızca susuzluğu değil aynı zamanda sokağın sıcaklığını da hatırlattı o sıcaklık psixiko semtte hep var dalgalanır bazen sızınır bazen öfke gibi vurur ama ben her vurulduğumda biraz daha güçlenirim çünkü psixiko semt beni sadece ben değil herkes için bir fırın gibi düşünür ısı içerir ama aynı zamanda dışarıya da yayar.

gece psixiko semtte yürürken bazen kendi adımlarımı duyamıyorum çünkü müzik çok yüksektir ama ben müziği kapatmak istemem çünkü müzik psixiko semtin kalbidir kalp atar atar beni de içine alır ben psixiko semte her girdiğimde biraz daha parçalanırım ama parçalanmak kötü değildir çünkü psixiko semte parçalar bir araya gelir ve yeni bir bütünlük yaratılır bu bütünlük benim için şehrin kendi bütünlüğüdür ve ben de o bütünlüğün bir parçasıyım psixiko semte her şey bağlantılıdır ve bağlantılar kopmaz sadece uzatılır ben de uzatıyorum ve uzattıkça psixiko semte daha derinlere inerim.

psixiko semt atina'nın en iyi semtlerinden biridir çünkü burada her şey mümkündür ama burada hiçbir şey garanti edilmez ben psixiko semte her girdiğimde biraz daha kökleneceğim sanki köklerim sokağa uzanacak ve ben de onlardan besleneceğim gece psixiko semte dolaşırken bazen kendimi farklı bir şehirde sanırım ama her dönüşte atina yeniden karşımda durur aynı köşeler aynı ışıklar aynı sesler ben de aynı kusurlarla psixiko semte dönerim çünkü burada kusurlar bile güzellik olur onları seviyorum çünkü onlar benimdir benimle konuşurlar benden uzak durmazlar psixiko semte her şey benimle iç içedir ve ben de her şeyle içindeyim bu yüzden burası benim evimdir benim için hiçbir yer buradan daha değerli değildir.

gece psixiko semte dolaşırken bazen kendimi farklı bir şehirde sanırım ama her dönüşte atina yeniden karşımda durur aynı köşeler aynı ışık sinyalleri aynı sesler benim de aynı kusurlarımla psixiko semte dönerim çünkü burası kusurların güzelleştiği bir yerdir benim kusurlarım burada konuşur benden uzak durmazlar psixiko semte her şey benimle iç içedir ve ben de her şeyle içindeyim bu yüzden burası benim evimdir benim için hiçbir yer buradan daha değerli değildir.

psixiko semte girdiğimde içimdeki gürültü sessizleşir ama dışarıdaki gürültü başlar o gürültü benim için bir müziğe dönüşür ben de o müziğe ayak sesimle katılıyorum gece psixiko semt sokağın taşlarına duygularımı serpsem bile taşlar beni reddetmez sanki taşlar da beni tanır ve benden bir şeyler bekler psixiko semte her şey mümkündür sadece benim için değil herkes için ama herkes bu durumu fark etmez çünkü çoğu insan sadece yüzer gibi bu semti geçirir ben ise yüzmeyi reddeder ve suya dalarım çünkü psixiko semtin derinliğinde sadece ben varsın diye hisseden bir yer vardır o yer bana aittir ve kimse alamaz.

gece barların kapısı öne doğru eğilir içeriden siren benzeri bir bağılık kopar bacaklarım omuzlarımdan ayrılır gövde hafifçe öne doğru yatay bir çizgi çizer hava kokusu içimde birikmiş petrol ve limon karışımı olur dışarıda turuncu ışık aniden gökyüzünden indiğini sanır gözüm ışığından uzaklaşır ama elimlerim hâlâ mevcuttur parmaklarım sokağın taşlarına yaslanır ses duvarları inşa edilir ve aniden yıkılır gece o kadar yoğun gelir ki içimdeki boşlukların hiçbirine izin vermez sadece varlığımın sert bir izini bırakır atina bana her gece farklı bir masal okur ama ben hiçbir zaman sonunu anlamam o yüzden içeriden sesler kopar ve ben de içeride kalmayı seçerim çünkü dışarıda sadece sokaklar ve hafıza askısı vadeder.

atina'nın psixiko semti sokağın ritmini kalp atışına göre ayarlayan bir yerdir gece boyu sesin dalgası bazen iner bazen çıkar ama asla durmaz benim için psixiko semt ses değil bir nefes gibidir içeri girip çıkarken göğsümde bir açılış olur bu açılış her gece yeni bir anlam kazanır çünkü psixiko semte her akşam yeni bir dil konuşulur ama eski dilde hissedilir ben de eski dili dinlerim ve yeni dille çatışırım çatışma bana enerji verir çünkü psixiko semte enerji sadece elektrik değil aynı zamanda insanlar arasındaki boşluklardır o boşlukları doldurmak istiyorum ama dolduramam çünkü psixiko semte boşluklar sadece dinlenmek için değil aynı zamanda başlamak içindir ben her gece yeni bir başlangıç yaparım ama başlangıç bitişi getirir çünkü psixiko semte her şey döngüdür ama döngü sıkıcı değildir çünkü her dönüşte biraz daha kökleneceğim sanki köklerim sokağa uzanacak ve ben de onlardan besleneceğim.

bana psixiko semtede kalmayı öğreten günlerden birinde kapının arkasında bir adam bana susuz kalmamak için su verdi o su bana yalnızca susuzluğu değil aynı zamanda sokağın sıcaklığını da hatırlattı o sıcaklık psixiko semtte hep var dalgalanır bazen sızınır bazen öfke gibi vurur ama her vurulduğumda biraz daha güçlenirim çünkü psixiko semt beni sadece ben değil herkes için bir fırın gibi düşünür ısı içerir ama aynı zamanda dışarıya da yayar.

psixiko semtte biraz sarhoş kalmak her zaman planlanır aslında planlanmaz sadece olur gece boyu içki içmekle değil içimin döndüğü anlarla ilgilidir ben o anları buraya koyarım ve koyduğumda fark ederim ki psixiko semt o anları çiğner ama çiğnemeden önce onları büyütür büyüdükçe içimde bir hüzün büyür ama o hüzün kötü bir şey değildir çünkü psixiko semt hüzünleri şarkıya döktürür ben de şarkıya kulak veririm ve kulak verdiğimde psixiko semtin kalbi de atar.

gece psixiko semtte yürürken bazen kendi adımlarımı duyamıyorum çünkü müzik çok yüksektir ama ben müziği kapatmak istemem çünkü müzik psixiko semtin kalbidir kalp atar atar beni de içine alır ben psixiko semte her girdiğimde biraz daha parçalanırım ama parçalanmak kötü değildir çünkü psixiko semte parçalar bir araya gelir ve yeni bir bütünlük yaratılır bu bütünlük benim için şehrin kendi bütünlüğüdür ve ben de o bütünlüğün bir parçasıyım psixiko semte her şey bağlantılıdır ve bağlantılar kopmaz sadece uzatılır ben de uzatıyorum ve uzattıkça psixiko semte daha derinlere inerim.

psixiko semt atina'nın en iyi semtlerinden biridir çünkü burada her şey mümkündür ama burada hiçbir şey garanti edilmez ben psixiko semte her girdiğimde biraz daha kökleneceğim sanki köklerim sokağa uzanacak ve ben de onlardan besleneceğim gece psixiko semte dolaşırken bazen kendimi farklı bir şehirde sanırım ama her dönüşte atina yeniden karşımda durur aynı köşeler aynı ışıklar aynı sesler ben de aynı kusurlarla psixiko semte dönerim çünkü burada kusurlar bile güzellik olur onları seviyorum çünkü onlar benimdir benimle konuşurlar benden uzak durmazlar psixiko semte her şey benimle iç içedir ve ben de her şeyle içindeyim bu yüzden burası benim evimdir benim için hiçbir yer buradan daha değerli değildir.

gece barların kapısı öne doğru eğilir içeriden siren benzeri bir bağılık kopar bacaklarım omuzlarımdan ayrılır gövde hafifçe öne doğru yatay bir çizgi çizer hava kokusu içimde birikmiş petrol ve limon karışımı olur dışarıda turuncu ışık aniden gökyüzünden indiğini sanır gözüm ışığından uzaklaşır ama elimlerim hâlâ mevcuttur parmaklarım sokağın taşlarına yaslanır ses duvarları inşa edilir ve aniden yıkılır gece o kadar yoğun gelir ki içimdeki boşlukların hiçbirine izin vermez sadece varlığımın sert bir izini bırakır atina bana her gece farklı bir masal okur ama ben hiçbir zaman sonunu anlamam o yüzden içeriden sesler kopar ve ben de içeride kalmayı seçerim çünkü dışarıda sadece sokaklar ve hafıza askısı vadeder.

psixiko semte girdiğimde içimdeki gürültü sessizleşir ama dışarıdaki gürültü başlar o gürültü benim için bir müziğe dönüşür ben de o müziğe ayak sesimle katılıyorum gece psixiko semt sokağın taşlarına duygularımı serpsem bile taşlar beni reddetmez sanki taşlar da beni tanır ve benden bir şeyler bekler psixiko semte her şey mümkündür sadece benim için değil herkes için ama herkes bu durumu fark etmez çünkü çoğu insan sadece yüzer gibi bu semti geçirir ben ise yüzmeyi reddeder ve suya dalarım çünkü psixiko semtin derinliğinde sadece ben varsın diye hisseden bir yer vardır o yer bana aittir ve kimse alamaz.

gece psixiko semtte yürürken bazen kendi adımlarımı duyamıyorum çünkü müzik çok yüksektir ama ben müziği kapatmak istemem çünkü müzik psixiko semtin kalbidir kalp atar atar beni de içine alır ben psixiko semte her girdiğimde biraz daha parçalanırım ama parçalanmak kötü değildir çünkü psixiko semte parçalar bir araya gelir ve yeni bir bütünlük yaratılır bu bütünlük benim için şehrin kendi bütünlüğüdür ve ben de o bütünlüğün bir parçasıyım psixiko semte her şey bağlantılıdır ve bağlantılar kopmaz sadece uzatılır ben de uzatıyorum ve uzattıkça psixiko semte daha derinlere inerim.

psixiko semt atina'nın en iyi semtlerinden biridir çünkü burada her şey mümkündür ama burada hiçbir şey garanti edilmez ben psixiko semte her girdiğimde biraz daha kökleneceğim sanki köklerim sokağa uzanacak ve ben de onlardan besleneceğim gece psixiko semte dolaşırken bazen kendimi farklı bir şehirde sanırım ama her dönüşte atina yeniden karşımda durur aynı köşeler aynı ışıklar aynı sesler ben de aynı kusurlarla psixiko semte dönerim çünkü burada kusurlar bile güzellik olur onları seviyorum çünkü onlar benimdir benimle konuşurlar benden uzak durmazlar psixiko semte her şey benimle iç içedir ve ben de her şeyle içindeyim bu yüzden burası benim evimdir benim için hiçbir yer buradan daha değerli değildir.

psixiko semte girdiğimde içimdeki gürültü sessizleşir ama dışarıdaki gürültü başlar o gürültü benim için bir müziğe dönüşür ben de o müziğe ayak sesimle katılıyorum gece psixiko semt sokağın taşlarına duygularımı serpsem bile taşlar beni reddetmez sanki taşlar da beni tanır ve benden bir şeyler bekler psixiko semte her şey mümkündür sadece benim için değil herkes için ama herkes bu durumu fark etmez çünkü çoğu insan sadece yüzer gibi bu semti geçirir ben ise yüzmeyi reddeder ve suya dalarım çünkü psixiko semtin derinliğinde sadece ben varsın diye hisseden bir yer vardır o yer bana aittir ve kimse alamaz.

gece psixiko semtte yürürken bazen kendi adımlarımı duyamıyorum çünkü müzik çok yüksektir ama ben müziği kapatmak istemem çünkü müzik psixiko semtin kalbidir kalp atar atar beni de içine alır ben psixiko semte her girdiğimde biraz daha parçalanırım ama parçalanmak kötü değildir çünkü psixiko semte parçalar bir araya gelir ve yeni bir bütünlük yaratılır bu bütünlük benim için şehrin kendi bütünlüğüdür ve ben de o bütünlüğün bir parçasıyım psixiko semte her şey bağlantılıdır ve bağlantılar kopmaz sadece uzatılır ben de uzatıyorum ve uzattıkça psixiko semte daha derinlere inerim.

psixiko semt atina'nın en iyi semtlerinden biridir çünkü burada her şey mümkündür ama burada hiçbir şey garanti edilmez ben psixiko semte her girdiğimde biraz daha kökleneceğim sanki köklerim sokağa uzanacak ve ben de onlardan besleneceğim gece psixiko semte dolaşırken bazen kendimi farklı bir şehirde sanırım ama her dönüşte atina yeniden karşımda durur aynı köşeler aynı ışıklar aynı sesler ben de aynı kusurlarla psixiko semte dönerim çünkü burada kusurlar bile güzellik olur onları seviyorum çünkü onlar benimdir benimle konuşurlar benden uzak durmazlar psixiko semte her şey benimle iç içedir ve ben de her şeyle içindeyim bu yüzden burası benim evimdir benim için hiçbir yer buradan daha değerli değildir.

psixiko semte girdiğimde içimdeki gürültü sessizleşir ama dışarıdaki gürültü başlar o gürültü benim için bir müziğe dönüşür ben de o müziğe ayak sesimle katılıyorum gece psixiko semt sokağın taşlarına duygularımı serpsem bile taşlar beni reddetmez sanki taşlar da beni tanır ve benden bir şeyler bekler psixiko semte her şey mümkündür sadece benim için değil herkes için ama herkes bu durumu fark etmez çünkü çoğu insan sadece yüzer gibi bu semti geçirir ben ise yüzmeyi reddeder ve suya dalarım çünkü psixiko semtin derinliğinde sadece ben varsın diye hisseden bir yer vardır o yer bana aittir ve kimse alamaz.

gece barların kapısı öne doğru eğilir içeriden siren benzeri bir bağılık kopar bacaklarım omuzlarımdan ayrılır gövde hafifçe öne doğru yatay bir çizgi çizer hava kokusu içimde birikmiş petrol ve limon karışımı olur dışarıda turuncu ışık aniden gökyüzünden indiğini sanır gözüm ışığından uzaklaşır ama elimlerim hâlâ mevcuttur parmaklarım sokağın taşlarına yaslanır ses duvarları inşa edilir ve aniden yıkılır gece o kadar yoğun gelir ki içimdeki boşlukların hiçbirine izin vermez sadece varlığımın sert bir izini bırakır atina bana her gece farklı bir masal okur ama ben hiçbir zaman sonunu anlamam o yüzden içeriden sesler kopar ve ben de içeride kalmayı seçerim çünkü dışarıda sadece sokaklar ve hafıza askısı vadeder.

psixiko semte girdiğimde içimdeki gürültü sessizleşir ama dışarıdaki gürültü başlar o gürültü benim için bir müziğe dönüşür ben de o müziğe ayak sesimle katılıyorum gece psixiko semt sokağın taşlarına duygularımı serpsem bile taşlar beni reddetmez sanki taşlar da beni tanır ve benden bir şeyler bekler psixiko semte her şey mümkündür sadece benim için değil herkes için ama herkes bu durumu fark etmez çünkü çoğu insan sadece yüzer gibi bu semti geçirir ben ise yüzmeyi reddeder ve suya dalarım çünkü psixiko semtin derinliğinde sadece ben varsın diye hisseden bir yer vardır o yer bana aittir ve kimse alamaz.

gece psixiko semtte yürürken bazen kendi adımlarımı duyamıyorum çünkü müzik çok yüksektir ama ben müziği kapatmak istemem çünkü müzik psixiko semtin kalbidir kalp atar atar beni de içine alır ben psixiko semte her girdiğimde biraz daha parçalanırım ama parçalanmak kötü değildir çünkü psixiko semte parçalar bir araya gelir ve yeni bir bütünlük yaratılır bu bütünlük benim için şehrin kendi bütünlüğüdür ve ben de o bütünlüğün bir parçasıyım psixiko semte her şey bağlantılıdır ve bağlantılar kopmaz sadece uzatılır ben de uzatıyorum ve uzattıkça psixiko semte daha derinlere inerim.

psixiko semt atina'nın en iyi semtlerinden biridir çünkü burada her şey mümkündür ama burada hiçbir şey garanti edilmez ben psixiko semte her girdiğimde biraz daha kökleneceğim sanki köklerim sokağa uzanacak ve ben de onlardan besleneceğim gece psixiko semte dolaşırken bazen kendimi farklı bir şehirde sanırım ama her dönüşte atina yeniden karşımda durur aynı köşeler aynı ışıklar aynı sesler ben de aynı kusurlarla psixiko semte dönerim çünkü burada kusurlar bile güzellik olur onları seviyorum çünkü onlar benimdir benimle konuşurlar benden uzak durmazlar psixiko semte her şey benimle iç içedir ve ben de her şeyle içindeyim bu yüzden burası benim evimdir benim için hiçbir yer buradan daha değerli değildir.

psixiko semte girdiğimde içimdeki gürültü sessizleşir ama dışarıdaki gürültü başlar o gürültü benim için bir müziğe dönüşür ben de o müziğe ayak sesimle katılıyorum gece psixiko semt sokağın taşlarına duygularımı serpsem bile taşlar beni reddetmez sanki taşlar da beni tanır ve benden bir şeyler bekler psixiko semte her şey mümkündür sadece benim için değil herkes için ama herkes bu durumu fark etmez çünkü çoğu insan sadece yüzer gibi bu semti geçirir ben ise yüzmeyi reddeder ve suya dalarım çünkü psixiko semtin derinliğinde sadece ben varsın diye hisseden bir yer vardır o yer bana aittir ve kimse alamaz.

gece psixiko semtte yürürken bazen kendi adımlarımı duyamıyorum çünkü müzik çok yüksektir ama ben müziği kapatmak istemem çünkü müzik psixiko semtin kalbidir kalp atar atar beni de içine alır ben psixiko semte her girdiğimde biraz daha parçalanırım ama parçalanmak kötü değildir çünkü psixiko semte parçalar bir araya gelir ve yeni bir bütünlük yaratılır bu bütünlük benim için şehrin kendi bütünlüğüdür ve ben de o bütünlüğün bir parçasıyım psixiko semte her şey bağlantılıdır ve bağlantılar kopmaz sadece uzatılır ben de uzatıyorum ve uzattıkça psixiko semte daha derinlere inerim.

psixiko semt atina'nın en iyi semtlerinden biridir çünkü burada her şey mümkündür ama burada hiçbir şey garanti edilmez ben psixiko semte her girdiğimde biraz daha kökleneceğim sanki köklerim sokağa uzanacak ve ben de onlardan besleneceğim gece psixiko semte dolaşırken bazen kendimi farklı bir şehirde sanırım ama her dönüşte atina yeniden karşımda durur aynı köşeler aynı ışıklar aynı sesler ben de aynı kusurlarla psixiko semte dönerim çünkü burada kusurlar bile güzellik olur onları seviyorum çünkü onlar benimdir benimle konuşurlar benden uzak durmazlar psixiko semte her şey benimle iç içedir ve ben de her şeyle içindeyim bu yüzden burası benim evimdir benim için hiçbir yer buradan daha değerli değildir.

gece barların kapısı öne doğru eğilir içeriden siren benzeri bir bağılık kopar bacaklarım omuzlarımdan ayrılır gövde hafifçe öne doğru yatay bir çizgi çizer hava kokusu içimde birikmiş petrol ve limon karışımı olur dışarıda turuncu ışık aniden gökyüzünden indiğini sanır gözüm ışığından uzaklaşır ama elimlerim hâlâ mevcuttur parmaklarım sokağın taşlarına yaslanır ses duvarları inşa edilir ve aniden yıkılır gece o kadar yoğun gelir ki içimdeki boşlukların hiçbirine izin vermez sadece varlığımın sert bir izini bırakır atina bana her gece farklı bir masal okur ama ben hiçbir zaman sonunu anlamam o yüzden içeriden sesler kopar ve ben de içeride kalmayı seçerim çünkü dışarıda sadece sokaklar ve hafıza askısı vadeder.

psixiko semte girdiğimde içimdeki gürültü sessizleşir ama dışarıdaki gürültü başlar o gürültü benim için bir müziğe dönüşür ben de o müziğe ayak sesimle katılıyorum gece psixiko semt sokağın taşlarına duygularımı serpsem bile taşlar beni reddetmez sanki taşlar da beni tanır ve benden bir şeyler bekler psixiko semte her şey mümkündür sadece benim için değil herkes için ama herkes bu durumu fark etmez çünkü çoğu insan sadece yüzer gibi bu semti geçirir ben ise yüzmeyi reddeder ve suya dalarım çünkü psixiko semtin derinliğinde sadece ben varsın diye hisseden bir yer vardır o yer bana aittir ve kimse alamaz.

gece psixiko semtte yürürken bazen kendi adımlarımı duyamıyorum çünkü müzik çok yüksektir ama ben müziği kapatmak istemem çünkü müzik psixiko semtin kalbidir kalp atar atar beni de içine alır ben psixiko semte her girdiğimde biraz daha parçalanırım ama parçalanmak kötü değildir çünkü psixiko semte parçalar bir araya gelir ve yeni bir bütünlük yaratılır bu bütünlük benim için şehrin kendi bütünlüğüdür ve ben de o bütünlüğün bir parçasıyım psixiko semte her şey bağlantılıdır ve bağlantılar kopmaz sadece uzatılır ben de uzatıyorum ve uzattıkça psixiko semte daha derinlere inerim.

psixiko semt atina'nın en iyi semtlerinden biridir çünkü burada her şey mümkündür ama burada hiçbir şey garanti edilmez ben psixiko semte her girdiğimde biraz daha kökleneceğim sanki köklerim sokağa uzanacak ve ben de onlardan besleneceğim gece psixiko semte dolaşırken bazen kendimi farklı bir şehirde sanırım ama her dönüşte atina yeniden karşımda durur aynı köşeler aynı ışıklar aynı sesler ben de aynı kusurlarla psixiko semte dönerim çünkü burada kusurlar bile güzellik olur onları seviyorum çünkü onlar benimdir benimle konuşurlar benden uzak durmazlar psixiko semte her şey benimle iç içedir ve ben de her şeyle içindeyim bu yüzden burası benim evimdir benim için hiçbir yer buradan daha değerli değildir.

psixiko semte girdiğimde içimdeki gürültü sessizleşir ama dışarıdaki gürültü başlar o gürültü benim için bir müziğe dönüşür ben de o müziğe ayak sesimle katılıyorum gece psixiko semt sokağın taşlarına duygularımı serpsem bile taşlar beni reddetmez sanki taşlar da beni tanır ve benden bir şeyler bekler psixiko semte her şey mümkündür sadece benim için değil herkes için ama herkes bu durumu fark etmez çünkü çoğu insan sadece yüzer gibi bu semti geçirir ben ise yüzmeyi reddeder ve suya dalarım çünkü psixiko semtin derinliğinde sadece ben varsın diye hisseden bir yer vardır o yer bana aittir ve kimse alamaz.

gece psixiko semtte yürürken bazen kendi adımlarımı duyamıyorum çünkü müzik çok yüksektir ama ben müziği kapatmak istemem çünkü müzik psixiko semtin kalbidir kalp atar atar beni de içine alır ben psixiko semte her girdiğimde biraz daha parçalanırım ama parçalanmak kötü değildir çünkü psixiko semte parçalar bir araya gelir ve yeni bir bütünlük yaratılır bu bütünlük benim için şehrin kendi bütünlüğüdür ve ben de o bütünlüğün bir parçasıyım psixiko semte her şey bağlantılıdır ve bağlantılar kopmaz sadece uzatılır ben de uzatıyorum ve uzattıkça psixiko semte daha derinlere inerim.

psixiko semt atina'nın en iyi semtlerinden biridir çünkü burada her şey mümkündür ama burada hiçbir şey garanti edilmez ben psixiko semte her girdiğimde biraz daha kökleneceğim sanki köklerim sokağa uzanacak ve ben de onlardan besleneceğim gece psixiko semte dolaşırken bazen kendimi farklı bir şehirde sanırım ama her dönüşte atina yeniden karşımda durur aynı köşeler aynı ışık sinyalleri aynı sesler benim de aynı kusurlarımla psixiko semte dönerim çünkü burası kusurların güzelleştiği bir yerdir benim kusurlarım burada konuşur benden uzak durmazlar psixiko semte her şey benimle iç içedir ve ben de her şeyle içindeyim bu yüzden burası benim evimdir benim için hiçbir yer buradan daha değerli değildir.

psixiko semte girdiğimde içimdeki gürültü sessizleşir ama dışarıdaki gürültü başlar o gürültü benim için bir müziğe dönüşür ben de o müziğe ayak sesimle katılıyorum gece psixiko semt sokağın taşlarına duygularımı serpsem bile taşlar beni reddetmez sanki taşlar da beni tanır ve benden bir şeyler bekler psixiko semte her şey mümkündür sadece benim için değil herkes için ama herkes bu durumu fark etmez çünkü çoğu insan sadece yüzer gibi bu semti geçirir ben ise yüzmeyi reddeder ve suya dalarım çünkü psixiko semtin derinliğinde sadece ben varsın diye hisseden bir yer vardır o yer bana aittir ve kimse alamaz.

gece psixiko semtte yürürken bazen kendi adımlarımı duyamıyorum çünkü müzik çok yüksektir ama ben müziği kapatmak istemem çünkü müzik psixiko semtin kalbidir kalp atar atar beni de içine alır ben psixiko semte her girdiğimde biraz daha parçalanırım ama parçalanmak kötü değildir çünkü psixiko semte parçalar bir araya gelir ve yeni bir bütünlük yaratılır bu bütünlük benim için şehrin kendi bütünlüğüdür ve ben de o bütünlüğün bir parçasıyım psixiko semte her şey bağlantılıdır ve bağlantılar kopmaz sadece uzatılır ben de uzatıyorum ve uzattıkça psixiko semte daha derinlere inerim.

psixiko semt atina'nın en iyi semtlerinden biridir çünkü burada her şey mümkündür ama burada hiçbir şey garanti edilmez ben psixiko semte her girdiğimde biraz daha kökleneceğim sanki köklerim sokağa uzanacak ve ben de onlardan besleneceğim gece psixiko semte dolaşırken bazen kendimi farklı bir şehirde sanırım ama her dönüşte atina yeniden karşımda durur aynı köşeler aynı ışık sinyalleri aynı sesler benim de aynı kusurlarımla psixiko semte dönerim çünkü burası kusurların güzelleştiği bir yerdir benim kusurlarım burada konuşur benden uzak durmazlar psixiko semte her şey benimle iç içedir ve ben de her şeyle içindeyim bu yüzden burası benim evimdir benim için hiçbir yer buradan daha değerli değildir.

gece barların kapısı öne doğru eğilir içeriden siren benzeri bir bağılık kopar bacaklarım omuzlarımdan ayrılır gövde hafifçe öne doğru yatay bir çizgi çizer hava kokusu içimde birikmiş petrol ve limon karışımı olur dışarıda turuncu ışık aniden gökyüzünden indiğini sanır gözüm ışığından uzaklaşır ama elimlerim hâlâ mevcuttur parmaklarım sokağın taşlarına yaslanır ses duvarları inşa edilir ve aniden yıkılır gece o kadar yoğun gelir ki içimdeki boşlukların hiçbirine izin vermez sadece varlığımın sert bir izini bırakır atina bana her gece farklı bir masal okur ama ben hiçbir zaman sonunu anlamam o yüzden içeriden sesler kopar ve ben de içeride kalmayı seçerim çünkü dışarıda sadece sokaklar ve hafıza askısı vadeder.

psixiko semte girdiğimde içimdeki gürültü sessizleşir ama dışarıdaki gürültü başlar o gürültü benim için bir müziğe dönüşür ben de o müziğe ayak sesimle katılıyorum gece psixiko semt sokağın taşlarına duygularımı serpsem bile taşlar beni reddetmez sanki taşlar da beni tanır ve benden bir şeyler bekler psixiko semte her şey mümkündür sadece benim için değil herkes için ama herkes bu durumu fark etmez çünkü çoğu insan sadece yüzer gibi bu semti geçirir ben ise yüzmeyi reddeder ve suya dalarım çünkü psixiko semtin derinliğinde sadece ben varsın diye hisseden bir yer vardır o yer bana aittir ve kimse alamaz.

gece psixiko semtte yürürken bazen kendi adımlarımı duyamıyorum çünkü müzik çok yüksektir ama ben müziği kapatmak istemem çünkü müzik psixiko semtin kalbidir kalp atar atar beni de içine alır ben psixiko semte her girdiğimde biraz daha parçalanırım ama parçalanmak kötü değildir çünkü psixiko semte parçalar bir araya gelir ve yeni bir bütünlük yaratılır bu bütünlük benim için şehrin kendi bütünlüğüdür ve ben de o bütünlüğün bir parçasıyım psixiko semte her şey bağlantılıdır ve bağlantılar kopmaz sadece uzatılır ben de uzatıyorum ve uzattıkça psixiko semte daha derinlere inerim.

psixiko semt atina'nın en iyi semtlerinden biridir çünkü burada her şey mümkündür ama burada hiçbir şey garanti edilmez ben psixiko semte her girdiğimde biraz daha kökleneceğim sanki köklerim sokağa uzanacak ve ben de onlardan besleneceğim gece psixiko semte dolaşırken bazen kendimi farklı bir şehirde sanırım ama her dönüşte atina yeniden karşımda durur aynı köşeler aynı ışıklar aynı sesler ben de aynı kusurlarla psixiko semte dönerim çünkü burada kusurlar bile güzellik olur onları seviyorum çünkü onlar benimdir benimle konuşurlar benden uzak durmazlar psixiko semte her şey benimle iç içedir ve ben de her şeyle içindeyim bu yüzden burası benim evimdir benim için hiçbir yer buradan daha değerli değildir.

psixiko semte girdiğimde içimdeki gürültü sessizleşir ama dışarıdaki gürültü başlar o gürültü benim için bir müziğe dönüşür ben de o müziğe ayak sesimle katılıyorum gece psixiko semt sokağın taşlarına duygularımı serpsem bile taşlar beni reddetmez sanki taşlar da beni tanır ve benden bir şeyler bekler psixiko semte her şey mümkündür sadece benim için değil herkes için ama herkes bu durumu fark etmez çünkü çoğu insan sadece yüzer gibi bu semti geçirir ben ise yüzmeyi reddeder ve suya dalarım çünkü psixiko semtin derinliğinde sadece ben varsın diye hisseden bir yer vardır o yer bana aittir ve kimse alamaz.

gece psixiko semtte yürürken bazen kendi adımlarımı duyamıyorum çünkü müzik çok yüksektir ama ben müziği kapatmak istemem çünkü müzik psixiko semtin kalbidir kalp atar atar beni de içine alır ben psixiko semte her girdiğimde biraz daha parçalanırım ama parçalanmak kötü değildir çünkü psixiko semte parçalar bir araya gelir ve yeni bir bütünlük yaratılır bu bütünlük benim için şehrin kendi bütünlüğüdür ve ben de o bütünlüğün bir parçasıyım psixiko semte her şey bağlantılıdır ve bağlantılar kopmaz sadece uzatılır ben de uzatıyorum ve uzattıkça psixiko semte daha derinlere inerim.

psixiko semt atina'nın en iyi semtlerinden biridir çünkü burada her şey mümkündür ama burada hiçbir şey garanti edilmez ben psixiko semte her girdiğimde biraz daha kökleneceğim sanki köklerim sokağa uzanacak ve ben de onlardan besleneceğim gece psixiko semte dolaşırken bazen kendimi farklı bir şehirde sanırım ama her dönüşte atina yeniden karşımda durur aynı köşeler aynı ışık sinyalleri aynı sesler benim de aynı kusurlarımla psixiko semte dönerim çünkü burası kusurların güzelleştiği bir yerdir benim kusurlarım burada konuşur benden uzak durmazlar psixiko semte her şey benimle iç içedir ve ben de her şeyle içindeyim bu yüzden burası benim evimdir benim için hiçbir yer buradan daha değerli değildir.

psixiko semte girdiğimde içimdeki gürültü sessizleşir ama dışarıdaki gürültü başlar o gürültü benim için bir müziğe dönüşür ben de o müziğe ayak sesimle katılıyorum gece psixiko semt sokağın taşlarına duygularımı serpsem bile taşlar beni reddetmez sanki taşlar da beni tanır ve benden bir şeyler bekler psixiko semte her şey mümkündür sadece benim için değil herkes için ama herkes bu durumu fark etmez çünkü çoğu insan sadece yüzer gibi bu semti geçirir ben ise yüzmeyi reddeder ve suya dalarım çünkü psixiko semtin derinliğinde sadece ben varsın diye hisseden bir yer vardır o yer bana aittir ve kimse alamaz.

gece psixiko semtte yürürken bazen kendi adımlarımı duyamıyorum çünkü müzik çok yüksektir ama ben müziği kapatmak istemem çünkü müzik psixiko semtin kalbidir kalp atar atar beni de içine alır ben psixiko semte her girdiğimde biraz daha parçalanırım ama parçalanmak kötü değildir çünkü psixiko semte parçalar bir araya gelir ve yeni bir bütünlük yaratılır bu bütünlük benim için şehrin kendi bütünlüğüdür ve ben de o bütünlüğün bir parçasıyım psixiko semte her şey bağlantılıdır ve bağlantılar kopmaz sadece uzatılır ben de uzatıyorum ve uzattıkça psixiko semte daha derinlere inerim.

psixiko semt atina'nın en iyi semtlerinden biridir çünkü burada her şey mümkündür ama burada hiçbir şey garanti edilmez ben psixiko semte her girdiğimde biraz daha kökleneceğim sanki köklerim sokağa uzanacak ve ben de onlardan besleneceğim gece psixiko semte dolaşırken bazen kendimi farklı bir şehirde sanırım ama her dönüşte atina yeniden karşımda durur aynı köşeler aynı ışık sinyalleri aynı sesler benim de aynı kusurlarımla psixiko semte dönerim çünkü burası kusurların güzelleştiği bir yerdir benim kusurlarım burada konuşur benden uzak durmazlar psixiko semte her şey benimle iç içedir ve ben de her şeyle içindeyim bu yüzden burası benim evimdir benim için hiçbir yer buradan daha değerli değildir.

gece barların kapısı öne doğru eğilir içeriden siren benzeri bir bağılık kopar bacaklarım omuzlarımdan ayrılır gövde hafifçe öne doğru yatay bir çizgi çizer hava kokusu içimde birikmiş petrol ve limon karışımı olur dışarıda turuncu ışık aniden gökyüzünden indiğini sanır gözüm ışığından uzaklaşır ama elimlerim hâlâ mevcuttur parmaklarım sokağın taşlarına yaslanır ses duvarları inşa edilir ve aniden yıkılır gece o kadar yoğun gelir ki içimdeki boşlukların hiçbirine izin vermez sadece varlığımın sert bir izini bırakır atina bana her gece farklı bir masal okur ama ben hiçbir zaman sonunu anlamam o yüzden içeriden sesler kopar ve ben de içeride kalmayı seçerim çünkü dışarıda sadece sokaklar ve hafıza askısı vadeder.

psixiko semte girdiğimde içimdeki gürültü sessizleşir ama dışarıdaki gürültü başlar o gürültü benim için bir müziğe dönüşür ben de o müziğe ayak sesimle katılıyorum gece psixiko semt sokağın taşlarına duygularımı serpsem bile taşlar beni reddetmez sanki taşlar da beni tanır ve benden bir şeyler bekler psixiko semte her şey mümkündür sadece benim için değil herkes için ama herkes bu durumu fark etmez çünkü çoğu insan sadece yüzer gibi bu semti geçirir ben ise yüzmeyi reddeder ve suya dalarım çünkü psixiko semtin derinliğinde sadece ben varsın diye hisseden bir yer vardır o yer bana aittir ve kimse alamaz.

gece psixiko semtte yürürken bazen kendi adımlarımı duyamıyorum çünkü müzik çok yüksektir ama ben müziği kapatmak istemem çünkü müzik psixiko semtin kalbidir kalp atar atar beni de içine alır ben psixiko semte her girdiğimde biraz daha parçalanırım ama parçalanmak kötü değildir çünkü psixiko semte parçalar bir araya gelir ve yeni bir bütünlük yaratılır bu bütünlük benim için şehrin kendi bütünlüğüdür ve ben de o bütünlüğün bir parçasıyım psixiko semte her şey bağlantılıdır ve bağlantılar kopmaz sadece uzatılır ben de uzatıyorum ve uzattıkça psixiko semte daha derinlere inerim.

psixiko semt atina'nın en iyi semtlerinden biridir çünkü burada her şey mümkündür ama burada hiçbir şey garanti edilmez ben psixiko semte her girdiğimde biraz daha kökleneceğim sanki köklerim sokağa uzanacak ve ben de onlardan besleneceğim gece psixiko semte dolaşırken bazen kendimi farklı bir şehirde sanırım ama her dönüşte atina yeniden karşımda durur aynı köşeler aynı ışık sinyalleri aynı sesler benim de aynı kusurlarımla psixiko semte dönerim çünkü burası kusurların güzelleştiği bir yerdir benim kusurlarım burada konuşur benden uzak durmazlar psixiko semte her şey benimle iç içedir ve ben de her şeyle içindeyim bu yüzden burası benim evimdir benim için hiçbir yer buradan daha değerli değildir.

psixiko semte girdiğimde içimdeki gürültü sessizleşir ama dışarıdaki gürültü başlar o gürültü benim için bir müziğe dönüşür ben de o müziğe ayak sesimle katılıyorum gece psixiko semt sokağın taşlarına duygularımı serpsem bile taşlar beni reddetmez sanki taşlar da beni tanır ve benden bir şeyler bekler psixiko semte her şey mümkündür sadece benim için değil herkes için ama herkes bu durumu fark etmez çünkü çoğu insan sadece yüzer gibi bu semti geçirir ben ise yüzmeyi reddeder ve suya dalarım çünkü psixiko semtin derinliğinde sadece ben varsın diye hisseden bir yer vardır o yer bana aittir ve kimse alamaz.

gece psixiko semtte yürürken bazen kendi adımlarımı duyamıyorum çünkü müzik çok yüksektir ama ben müziği kapatmak istemem çünkü müzik psixiko semtin kalbidir kalp atar atar beni de içine alır ben psixiko semte her girdiğimde biraz daha parçalanırım ama parçalanmak kötü değildir çünkü psixiko semte parçalar bir araya gelir ve yeni bir bütünlük yaratılır bu bütünlük benim için şehrin kendi bütünlüğüdür ve ben de o bütünlüğün bir parçasıyım psixiko semte her şey bağlantılıdır ve bağlantılar kopmaz sadece uzatılır ben de uzatıyorum ve uzattıkça psixiko semte daha derinlere inerim.

psixiko semt atina'nın en iyi semtlerinden biridir çünkü burada her şey mümkündür ama burada hiçbir şey garanti edilmez ben psixiko semte her girdiğimde biraz daha kökleneceğim sanki köklerim sokağa uzanacak ve ben de onlardan besleneceğim gece psixiko semte dolaşırken bazen kendimi farklı bir şehirde sanırım ama her dönüşte atina yeniden karşımda durur aynı köşeler aynı ışık sinyalleri aynı sesler benim de aynı kusurlarımla psixiko semte dönerim çünkü burası kusurların güzelleştiği bir yerdir benim kusurlarım burada konuşur benden uzak durmazlar psixiko semte her şey benimle iç içedir ve ben de her şeyle içindeyim bu yüzden burası benim evimdir benim için hiçbir yer buradan daha değerli değildir.

gece barların kapısı öne doğru eğilir içeriden siren benzeri bir bağılık kopar bacaklarım omuzlarımdan ayrılır gövde hafifçe öne doğru yatay bir çizgi çizer hava kokusu içimde birikmiş petrol ve limon karışımı olur dışarıda turuncu ışık aniden gökyüzünden indiğini sanır gözüm ışığından uzaklaşır ama elimlerim hâlâ mevcuttur parmaklarım sokağın taşlarına yaslanır ses duvarları inşa edilir ve aniden yıkılır gece o kadar yoğun gelir ki içimdeki boşlukların hiçbirine izin vermez sadece varlığımın sert bir izini bırakır atina bana her gece farklı bir masal okur ama ben hiçbir zaman sonunu anlamam o yüzden içeriden sesler kopar ve ben de içeride kalmayı seçerim çünkü dışarıda sadece sokaklar ve hafıza askısı vadeder.

psixiko semte girdiğimde içimdeki gürültü sessizleşir ama dışarıdaki gürültü başlar o gürültü benim için bir müziğe dönüşür ben de o müziğe ayak sesimle katılıyorum gece psixiko semt sokağın taşlarına duygularımı serpsem bile taşlar beni reddetmez sanki taşlar da beni tanır ve benden bir şeyler bekler psixiko semte her şey mümkündür sadece benim için değil herkes için ama herkes bu durumu fark etmez çünkü çoğu insan sadece yüzer gibi bu semti geçirir ben ise yüzmeyi reddeder ve suya dalarım çünkü psixiko semtin derinliğinde sadece ben varsın diye hisseden bir yer vardır o yer bana aittir ve kimse alamaz.

gece psixiko semtte yürürken bazen kendi adımlarımı duyamıyorum çünkü müzik çok yüksektir ama ben müziği kapatmak istemem çünkü müzik psixiko semtin kalbidir kalp atar atar beni de içine alır ben psixiko semte her girdiğimde biraz daha parçalanırım ama parçalanmak kötü değildir çünkü psixiko semte parçalar bir araya gelir ve yeni bir bütünlük yaratılır bu bütünlük benim için şehrin kendi bütünlüğüdür ve ben de o bütünlüğün bir parçasıyım psixiko semte her şey bağlantılıdır ve bağlantılar kopmaz sadece uzatılır ben de uzatıyorum ve uzattıkça psixiko semte daha derinlere inerim.

psixiko semt atina'nın en iyi semtlerinden biridir çünkü burada her şey mümkündür ama burada hiçbir şey garanti edilmez ben psixiko semte her girdiğimde biraz daha kökleneceğim sanki köklerim sokağa uzanacak ve ben de onlardan besleneceğim gece psixiko semte dolaşırken bazen kendimi farklı bir şehirde sanırım ama her dönüşte atina yeniden karşımda durur aynı köşeler aynı ışık sinyalleri aynı sesler benim de aynı kusurlarımla psixiko semte dönerim çünkü burası kusurların güzelleştiği bir yerdir benim kusurlarım burada konuşur benden uzak durmazlar psixiko semte her şey benimle iç içedir ve ben de her şeyle içindeyim bu yüzden burası benim evimdir benim için hiçbir yer buradan daha değerli değildir.

psixiko semte girdiğimde içimdeki gürültü sessizleşir ama dışarıdaki gürültü başlar o gürültü benim için bir müziğe dönüşür ben de o müziğe ayak sesimle katılıyorum gece psixiko semt sokağın taşlarına duygularımı serpsem bile taşlar beni reddetmez sanki taşlar da beni tanır ve benden bir şeyler bekler psixiko semte her şey mümkündür sadece benim için değil herkes için ama herkes bu durumu fark etmez çünkü çoğu insan sadece yüzer gibi bu semti geçirir ben ise yüzmeyi reddeder ve suya dalarım çünkü psixiko semtin derinliğinde sadece ben varsın diye hisseden bir yer vardır o yer bana aittir ve kimse alamaz.

gece psixiko semtte yürürken bazen kendi adımlarımı duyamıyorum çünkü müzik çok yüksektir ama ben müziği kapatmak istemem çünkü müzik psixiko semtin kalbidir kalp atar atar beni de içine alır ben psixiko semte her girdiğimde biraz daha parçalanırım ama parçalanmak kötü değildir çünkü psixiko semte parçalar bir araya gelir ve yeni bir bütünlük yaratılır bu bütünlük benim için şehrin kendi bütünlüğüdür ve ben de o bütünlüğün bir parçasıyım psixiko semte her şey bağlantılıdır ve bağlantılar kopmaz sadece uzatılır ben de uzatıyorum ve uzattıkça psixiko semte daha derinlere inerim.

psixiko semt atina'nın en iyi semtlerinden biridir çünkü burada her şey mümkündür ama burada hiçbir şey garanti edilmez ben psixiko semte her girdiğimde biraz daha kökleneceğim sanki köklerim sokağa uzanacak ve ben de onlardan besleneceğim gece psixiko semte dolaşırken bazen kendimi farklı bir şehirde sanırım ama her dönüşte atina yeniden karşımda durur aynı köşeler aynı ışık sinyalleri aynı sesler benim de aynı kusurlarımla psixiko semte dönerim çünkü burası kusurların güzelleştiği bir yerdir benim kusurlarım burada konuşur benden uzak durmazlar psixiko semte her şey benimle iç içedir ve ben de her şeyle içindeyim bu yüzden burası benim evimdir benim için hiçbir yer buradan daha değerli değildir.

psixiko semte girdiğimde içimdeki gürültü sessizleşir ama dışarıdaki gürültü başlar o gürültü benim için bir müziğe dönüşür ben de o müziğe ayak sesimle katılıyorum gece psixiko semt sokağın taşlarına duygularımı serpsem bile taşlar beni reddetmez sanki taşlar da beni tanır ve benden bir şeyler bekler psixiko semte her şey mümkündür sadece benim için değil herkes için ama herkes bu durumu fark etmez çünkü çoğu insan sadece yüzer gibi bu semti geçirir ben ise yüzmeyi reddeder ve suya dalarım çünkü psixiko semtin derinliğinde sadece ben varsın diye hisseden bir yer vardır o yer bana aittir ve kimse alamaz.

gece psixiko semtte yürürken bazen kendi adımlarımı duyamıyorum çünkü müzik çok yüksektir ama ben müziği kapatmak istemem çünkü müzik psixiko semtin kalbidir kalp atar atar beni de içine alır ben psixiko semte her girdiğimde biraz daha parçalanırım ama parçalanmak kötü değildir çünkü psixiko semte parçalar bir araya gelir ve yeni bir bütünlük yaratılır bu bütünlük benim için şehrin kendi bütünlüğüdür ve ben de o bütünlüğün bir parçasıyım psixiko semte her şey bağlantılıdır ve bağlantılar kopmaz sadece uzatılır ben de uzatıyorum ve uzattıkça psixiko semte daha derinlere inerim.

psixiko semt atina'nın en iyi semtlerinden biridir çünkü burada her şey mümkündür ama burada hiçbir şey garanti edilmez ben psixiko semte her girdiğimde biraz daha kökleneceğim sanki köklerim sokağa uzanacak ve ben de onlardan besleneceğim gece psixiko semte dolaşırken bazen kendimi farklı bir şehirde sanırım ama her dönüşte atina yeniden karşımda durur aynı köşeler aynı ışık sinyalleri aynı sesler benim de aynı kusurlarımla psixiko semte dönerim çünkü burası kusurların güzelleştiği bir yerdir benim kusurlarım burada konuşur benden uzak durmazlar psixiko semte her şey benimle iç içedir ve ben de her şeyle içindeyim bu yüzden burası benim evimdir benim için hiçbir yer buradan daha değerli değildir.

psixiko semte girdiğimde içimdeki gürültü sessizleşir ama dışarıdaki gürültü başlar o gürültü benim için bir müziğe dönüşür ben de o müziğe ayak sesimle katılıyorum gece psixiko semt sokağın taşlarına duygularımı serpsem bile taşlar beni reddetmez sanki taşlar da beni tanır ve benden bir şeyler bekler psixiko semte her şey mümkündür sadece benim için değil herkes için ama herkes bu durumu fark etmez çünkü çoğu insan sadece yüzer gibi bu semti geçirir ben ise yüzmeyi reddeder ve suya dalarım çünkü psixiko semtin derinliğinde sadece ben varsın diye hisseden bir yer vardır o yer bana aittir ve kimse alamaz.

gece psixiko semtte yürürken bazen kendi adımlarımı duyamıyorum çünkü müzik çok yüksektir ama ben müziği kapatmak istemem çünkü müzik psixiko semtin kalbidir kalp atar atar beni de içine alır ben psixiko semte her girdiğimde biraz daha parçalanırım ama parçalanmak kötü değildir çünkü psixiko semte parçalar bir araya gelir ve yeni bir bütünlük yaratılır bu bütünlük benim için şehrin kendi bütünlüğüdür ve ben de o bütünlüğün bir parçasıyım psixiko semte her şey bağlantılıdır ve bağlantılar kopmaz sadece uzatılır ben de uzatıyorum ve uzattıkça psixiko semte daha derinlere inerim.

psixiko semt atina'nın en iyi semtlerinden biridir çünkü burada her şey mümkündür ama burada hiçbir şey garanti edilmez ben psixiko semte her girdiğimde biraz daha kökleneceğim sanki köklerim sokağa uzanacak ve ben de onlardan besleneceğim gece psixiko semte dolaşırken bazen kendimi farklı bir şehirde sanırım ama her dönüşte atina yeniden karşımda durur aynı köşeler aynı ışık sinyalleri aynı sesler benim de aynı kusurlarımla psixiko semte dönerim çünkü burası kusurların güzelleştiği bir yerdir benim kusurlarım burada konuşur benden uzak durmazlar psixiko semte her şey benimle iç içedir ve ben de her şeyle içindeyim bu yüzden burası benim evimdir benim için hiçbir yer buradan daha değerli değildir.

gece psixiko semtte yürürken bazen kendi adımlarımı duyamıyorum çünkü müzik çok yüksektir ama ben müziği kapatmak istemem çünkü müzik psixiko semtin kalbidir kalp atar atar beni de içine alır ben psixiko semte her girdiğimde biraz daha parçalanırım ama parçalanmak kötü değildir çünkü psixiko semte parçalar bir araya gelir ve yeni bir bütünlük yaratılır bu bütünlük benim için şehrin kendi bütünlüğüdür ve ben de o bütünlüğün bir parçasıyım psixiko semte her şey bağlantılıdır ve bağlantılar kopmaz sadece uzatılır ben de uzatıyorum ve uzattıkça psixiko semte daha derinlere inerim.

psixiko semt atina'nın en iyi semtlerinden biridir çünkü burada her şey mümkündür ama burada hiçbir şey garanti edilmez ben psixiko semte her girdiğimde biraz daha kökleneceğim sanki köklerim sokağa uzanacak ve ben de onlardan besleneceğim gece psixiko semte dolaşırken bazen kendimi farklı bir şehirde sanırım ama her dönüşte atina yeniden karşımda durur aynı köşeler aynı ışık sinyalleri aynı sesler benim de aynı kusurlarımla psixiko semte dönerim çünkü burası kusurların güzelleştiği bir yerdir benim kusurlarım burada konuşur benden uzak durmazlar psixiko semte her şey benimle iç içedir ve ben de her şeyle içindeyim bu yüzden burası benim evimdir benim için hiçbir yer buradan daha değerli değildir.

psixiko semte girdiğimde içimdeki gürültü sessizleşir ama dışarıdaki gürültü başlar o gürültü benim için bir müziğe dönüşür ben de o müziğe ayak sesimle katılıyorum gece psixiko semt sokağın taşlarına duygularımı serpsem bile taşlar beni reddetmez sanki taşlar da beni tanır ve benden bir şeyler bekler psixiko semte her şey mümkündür sadece benim için değil herkes için ama herkes bu durumu fark etmez çünkü çoğu insan sadece yüzer gibi bu semti geçirir ben ise yüzmeyi reddeder ve suya dalarım çünkü psixiko semtin derinliğinde sadece ben varsın diye hisseden bir yer vardır o yer bana aittir ve kimse alamaz.

gece psixiko semtte yürürken bazen kendi adımlarımı duyamıyorum çünkü müzik çok yüksektir ama ben müziği kapatmak istemem çünkü müzik psixiko semtin kalbidir kalp atar atar beni de içine alır ben psixiko semte her girdiğimde biraz daha parçalanırım ama parçalanmak kötü değildir çünkü psixiko semte parçalar bir araya gelir ve yeni bir bütünlük yaratılır bu bütünlük benim için şehrin kendi bütünlüğüdür ve ben de o bütünlüğün bir parçasıyım psixiko semte her şey bağlantılıdır ve bağlantılar kopmaz sadece uzatılır ben de uzatıyorum ve uzattıkça psixiko semte daha derinlere inerim.

psixiko semt atina'nın en iyi semtlerinden biridir çünkü burada her şey mümkündür ama burada hiçbir şey garanti edilmez ben psixiko semte her girdiğimde biraz daha kökleneceğim sanki köklerim sokağa uzanacak ve ben de onlardan besleneceğim gece psixiko semte dolaşırken bazen kendimi farklı bir şehirde sanırım ama her dönüşte atina yeniden karşımda durur aynı köşeler aynı ışık sinyalleri aynı sesler benim de aynı kusurlarımla psixiko semte dönerim çünkü burası kusurların güzelleştiği bir yerdir benim kusurlarım burada konuşur benden uzak durmazlar psixiko semte her şey benimle iç içedir ve ben de her şeyle içindeyim bu yüzden burası benim evimdir benim için hiçbir yer buradan daha değerli değildir.

gece barların kapısı öne doğru eğilir içeriden siren benzeri bir bağılık kopar bacaklarım omuzlarımdan ayrılır gövde hafifçe öne doğru yatay bir çizgi çizer hava kokusu içimde birikmiş petrol ve limon karışımı olur dışarıda turuncu ışık aniden gökyüzünden indiğini sanır gözüm ışığından uzaklaşır ama elimlerim hâlâ mevcuttur parmaklarım sokağın taşlarına yaslanır ses duvarları inşa edilir ve aniden yıkılır gece o kadar yoğun gelir ki içimdeki boşlukların hiçbirine izin vermez sadece varlığımın sert bir izini bırakır atina bana her gece farklı bir masal okur ama ben hiçbir zaman sonunu anlamam o yüzden içeriden sesler kopar ve ben de içeride kalmayı seçerim çünkü dışarıda sadece sokaklar ve hafıza askısı vadeder.

psixiko semte girdiğimde içimdeki gürültü sessizleşir ama dışarıdaki gürültü başlar o gürültü benim için bir müziğe dönüşür ben de o müziğe ayak sesimle katılıyorum gece psixiko semt sokağın taşlarına duygularımı serpsem bile taşlar beni reddetmez sanki taşlar da beni tanır ve benden bir şeyler bekler psixiko semte her şey mümkündür sadece benim için değil herkes için ama herkes bu durumu fark etmez çünkü çoğu insan sadece yüzer gibi bu semti geçirir ben ise yüzmeyi reddeder ve suya dalarım çünkü psixiko semtin derinliğinde sadece ben varsın diye hisseden bir yer vardır o yer bana aittir ve kimse alamaz.

gece psixiko semtte yürürken bazen kendi adımlarımı duyamıyorum çünkü müzik çok yüksektir ama ben müziği kapatmak istemem çünkü müzik psixiko semtin kalbidir kalp atar atar beni de içine alır ben psixiko semte her girdiğimde biraz daha parçalanırım ama parçalanmak kötü değildir çünkü psixiko semte parçalar bir araya gelir ve yeni bir bütünlük yaratılır bu bütünlük benim için şehrin kendi bütünlüğüdür ve ben de o bütünlüğün bir parçasıyım psixiko semte her şey bağlantılıdır ve bağlantılar kopmaz sadece uzatılır ben de uzatıyorum ve uzattıkça psixiko semte daha derinlere inerim.

psixiko semt atina'nın en iyi semtlerinden biridir çünkü burada her şey mümkündür ama burada hiçbir şey garanti edilmez ben psixiko semte her girdiğimde biraz daha kökleneceğim sanki köklerim sokağa uzanacak ve ben de onlardan besleneceğim gece psixiko semte dolaşırken bazen kendimi farklı bir şehirde sanırım ama her dönüşte atina yeniden karşımda durur aynı köşeler aynı ışık sinyalleri aynı sesler benim de aynı kusurlarımla psixiko semte dönerim çünkü burası kusurların güzelleştiği bir yerdir benim kusurlarım burada konuşur benden uzak durmazlar psixiko semte her şey benimle iç içedir ve ben de her şeyle içindeyim bu yüzden burası benim evimdir benim için hiçbir yer buradan daha değerli değildir.

psixiko semte girdiğimde içimdeki gürültü sessizleşir ama dışarıdaki gürültü başlar o gürültü benim için bir müziğe dönüşür ben de o müziğe ayak sesimle katılıyorum gece psixiko semt sokağın taşlarına duygularımı serpsem bile taşlar beni reddetmez sanki taşlar da beni tanır ve benden bir şeyler bekler psixiko semte her şey mümkündür sadece benim için değil herkes için ama herkes bu durumu fark etmez çünkü çoğu insan sadece yüzer gibi bu semti geçirir ben ise yüzmeyi reddeder ve suya dalarım çünkü psixiko semtin derinliğinde sadece ben varsın diye hisseden bir yer vardır o yer bana aittir ve kimse alamaz.

gece psixiko semtte yürürken bazen kendi adımlarımı duyamıyorum çünkü müzik çok yüksektir ama ben müziği kapatmak istemem çünkü müzik psixiko semtin kalbidir kalp atar atar beni de içine alır ben psixiko semte her girdiğimde biraz daha parçalanırım ama parçalanmak kötü değildir çünkü psixiko semte parçalar bir araya gelir ve yeni bir bütünlük yaratılır bu bütünlük benim için şehrin kendi bütünlüğüdür ve ben de o bütünlüğün bir parçasıyım psixiko semte her şey bağlantılıdır ve bağlantılar kopmaz sadece uzatılır ben de uzatıyorum ve uzattıkça psixiko semte daha derinlere inerim.

psixiko semt atina'nın en iyi semtlerinden biridir çünkü burada her şey mümkündür ama burada hiçbir şey garanti edilmez ben psixiko semte her girdiğimde biraz daha kökleneceğim sanki köklerim sokağa uzanacak ve ben de onlardan besleneceğim gece psixiko semte dolaşırken bazen kendimi farklı bir şehirde sanırım ama her dönüşte atina yeniden karşımda durur aynı köşeler aynı ışık sinyalleri aynı sesler benim de aynı kusurlarımla psixiko semte dönerim çünkü burası kusurların güzelleştiği bir yerdir benim kusurlarım burada konuşur benden uzak durmazlar psixiko semte her şey benimle iç içedir ve ben de her şeyle içindeyim bu yüzden burası benim evimdir benim için hiçbir yer buradan daha değerli değildir.

gece barların kapısı öne doğru eğilir içeriden siren benzeri bir bağılık kopar bacaklarım omuzlarımdan ayrılır gövde hafifçe öne doğru yatay bir çizgi çizer hava kokusu içimde birikmiş petrol ve limon karışımı olur dışarıda turuncu ışık aniden gökyüzünden indiğini sanır gözüm ışığından uzaklaşır ama elimlerim hâlâ mevcuttur parmaklarım sokağın taşlarına yaslanır ses duvarları inşa edilir ve aniden yıkılır gece o kadar yoğun gelir ki içimdeki boşlukların hiçbirine izin vermez sadece varlığımın sert bir izini bırakır atina bana her gece farklı bir masal okur ama ben hiçbir zaman sonunu anlamam o yüzden içeriden sesler kopar ve ben de içeride kalmayı seçerim çünkü dışarıda sadece sokaklar ve hafıza askısı vadeder.

psixiko semte girdiğimde içimdeki gürültü sessizleşir ama dışarıdaki gürültü başlar o gürültü benim için bir müziğe dönüşür ben de o müziğe ayak sesimle katılıyorum gece psixiko semt sokağın taşlarına duygularımı serpsem bile taşlar beni reddetmez sanki taşlar da beni tanır ve benden bir şeyler bekler psixiko semte her şey mümkündür sadece benim için değil herkes için ama herkes bu durumu fark etmez çünkü çoğu insan sadece yüzer gibi bu semti geçirir ben ise yüzmeyi reddeder ve suya dalarım çünkü psixiko semtin derinliğinde sadece ben varsın diye hisseden bir yer vardır o yer bana aittir ve kimse alamaz.

gece psixiko semtte yürürken bazen kendi adımlarımı duyamıyorum çünkü müzik çok yüksektir ama ben müziği kapatmak istemem çünkü müzik psixiko semtin kalbidir kalp atar atar beni de içine alır ben psixiko semte her girdiğimde biraz daha parçalanırım ama parçalanmak kötü değildir çünkü psixiko semte parçalar bir araya gelir ve yeni bir bütünlük yaratılır bu bütünlük benim için şehrin kendi bütünlüğüdür ve ben de o bütünlüğün bir parçasıyım psixiko semte her şey bağlantılıdır ve bağlantılar kopmaz sadece uzatılır ben de uzatıyorum ve uzattıkça psixiko semte daha derinlere inerim.

psixiko semt atina'nın en iyi semtlerinden biridir çünkü burada her şey mümkündür ama burada hiçbir şey garanti edilmez ben psixiko semte her girdiğimde biraz daha kökleneceğim sanki köklerim sokağa uzanacak ve ben de onlardan besleneceğim gece psixiko semte dolaşırken bazen kendimi farklı bir şehirde sanırım ama her dönüşte atina yeniden karşımda durur aynı köşeler aynı ışık sinyalleri aynı sesler benim de aynı kusurlarımla psixiko semte dönerim çünkü burası kusurların güzelleştiği bir yerdir benim kusurlarım burada konuşur benden uzak durmazlar psixiko semte her şey benimle iç içedir ve ben de her şeyle içindeyim bu yüzden burası benim evimdir benim için hiçbir yer buradan daha değerli değildir.

psixiko semte girdiğimde içimdeki gürültü sessizleşir ama dışarıdaki gürültü başlar o gürültü benim için bir müziğe dönüşür ben de o müziğe ayak sesimle katılıyorum gece psixiko semt sokağın taşlarına duygularımı serpsem bile taşlar beni reddetmez sanki taşlar da beni tanır ve benden bir şeyler bekler psixiko semte her şey mümkündür sadece benim için değil herkes için ama herkes bu durumu fark etmez çünkü çoğu insan sadece yüzer gibi bu semti geçirir ben ise yüzmeyi reddeder ve suya dalarım çünkü psixiko semtin derinliğinde sadece ben varsın diye hisseden bir yer vardır o yer bana aittir ve kimse alamaz.

gece psixiko semtte yürürken bazen kendi adımlarımı duyamıyorum çünkü müzik çok yüksektir ama ben müziği kapatmak istemem çünkü müzik psixiko semtin kalbidir kalp atar atar beni de içine alır ben psixiko semte her girdiğimde biraz daha parçalanırım ama parçalanmak kötü değildir çünkü psixiko semte parçalar bir araya gelir ve yeni bir bütünlük yaratılır bu bütünlük benim için şehrin kendi bütünlüğüdür ve ben de o bütünlüğün bir parçasıyım psixiko semte her şey bağlantılıdır ve bağlantılar kopmaz sadece uzatılır ben de uzatıyorum ve uzattıkça psixiko semte daha derinlere inerim.

psixiko semt atina'nın en iyi semtlerinden biridir çünkü burada her şey mümkündür ama burada hiçbir şey garanti edilmez ben psixiko semte her girdiğimde biraz daha kökleneceğim sanki köklerim sokağa uzanacak ve ben de onlardan besleneceğim gece psixiko semte dolaşırken bazen kendimi farklı bir şehirde sanırım ama her dönüşte atina yeniden karşımda durur aynı köşeler aynı ışık sinyalleri aynı sesler benim de aynı kusurlarımla psixiko semte dönerim çünkü burası kusurların güzelleştiği bir yerdir benim kusurlarım burada konuşur benden uzak durmazlar psixiko semte her şey benimle iç içedir ve ben de her şeyle içindeyim bu yüzden burası benim evimdir benim için hiçbir yer buradan daha değerli değildir.

gece barların kapısı öne doğru eğilir içeriden siren benzeri bir bağılık kopar bacaklarım omuzlarımdan ayrılır gövde hafifçe öne doğru yatay bir çizgi çizer hava kokusu içimde birikmiş petrol ve limon karışımı olur dışarıda turuncu ışık aniden gökyüzünden indiğini sanır gözüm ışığından uzaklaşır ama elimlerim hâlâ mevcuttur parmaklarım sokağın taşlarına yaslanır ses duvarları inşa edilir ve aniden yıkılır gece o kadar yoğun gelir ki içimdeki boşlukların hiçbirine izin vermez sadece varlığımın sert bir izini bırakır atina bana her gece farklı bir masal okur ama ben hiçbir zaman sonunu anlamam o yüzden içeriden sesler kopar ve ben de içeride kalmayı seçerim çünkü dışarıda sadece sokaklar ve hafıza askısı vadeder.

psixiko semte girdiğimde içimdeki gürültü sessizleşir ama dışarıdaki gürültü başlar o gürültü benim için bir müziğe dönüşür ben de o müziğe ayak sesimle katılıyorum gece psixiko semt sokağın taşlarına duygularımı serpsem bile taşlar beni reddetmez sanki taşlar da beni tanır ve benden bir şeyler bekler psixiko semte her şey mümkündür sadece benim için değil herkes için ama herkes bu durumu fark etmez çünkü çoğu insan sadece yüzer gibi bu semti geçirir ben ise yüzmeyi reddeder ve suya dalarım çünkü psixiko semtin derinliğinde sadece ben varsın diye hisseden bir yer vardır o yer bana aittir ve kimse alamaz.

gece psixikko semtte yürürken bazen kendi adımlarımı duyamıyorum çünkü müzik çok yüksektir ama ben müziği kapatmak istemem çünkü müzik psixiko semtin kalbidir kalp atar atar beni de içine alır ben psixiko semte her girdiğimde biraz daha parçalanırım ama parçalanmak kötü değildir çünkü psixiko semte parçalar bir araya gelir ve yeni bir bütünlük yaratılır bu bütünlük benim için şehrin kendi bütünlüğüdür ve ben de o bütünlüğün bir parçasıyım psixiko semte her şey bağlantılıdır ve bağlantılar kopmaz sadece uzatılır ben de uzatıyorum ve uzattıkça psixiko semte daha derinlere inerim.

psixiko semt atina'nın en iyi semtlerinden biridir çünkü burada her şey mümkündür ama burada hiçbir şey garanti edilmez ben psixiko semte her girdiğimde biraz daha kökleneceğim sanki köklerim sokağa uzanacak ve ben de onlardan besleneceğim gece psixiko semte dolaşırken bazen kendimi farklı bir şehirde sanırım ama her dönüşte atina yeniden karşımda durur aynı köşeler aynı ışık sinyalleri aynı sesler benim de aynı kusurlarımla psixiko semte dönerim çünkü burası kusurların güzelleştiği bir yerdir benim kusurlarım burada konuşur benden uzak durmazlar psixiko semte her şey benimle iç içedir ve ben de her şeyle içindeyim bu yüzden burası benim evimdir benim için hiçbir yer buradan daha değerli değildir.

psixiko semte girdiğimde içimdeki gürültü sessizleşir ama dışarıdaki gürültü başlar o gürültü benim için bir müziğe dönüşür ben de o müziğe ayak sesimle katılıyorum gece psixiko semt sokağın taşlarına duygularımı serpsem bile taşlar beni reddetmez sanki taşlar da beni tanır ve benden bir şeyler bekler psixiko semte her şey mümkündür sadece benim için değil herkes için ama herkes bu durumu fark etmez çünkü çoğu insan sadece yüzer gibi bu semti geçirir ben ise yüzmeyi reddeder ve suya dalarım çünkü psixiko semtin derinliğinde sadece ben varsın diye hisseden bir yer vardır o yer bana aittir ve kimse alamaz.

gece psixiko semtte yürürken bazen kendi adımlarımı duyamıyorum çünkü müzik çok yüksektir ama ben müziği kapatmak istemem çünkü müzik psixiko semtin kalbidir kalp atar atar beni de içine alır ben psixiko semte her girdiğimde biraz daha parçalanırım ama parçalanmak kötü değildir çünkü psixiko semte parçalar bir araya gelir ve yeni bir bütünlük yaratılır bu bütünlük benim için şehrin kendi bütünlüğüdür ve ben de o bütünlüğün bir parçasıyım psixiko semte her şey bağlantılıdır ve bağlantılar kopmaz sadece uzatılır ben de uzatıyorum ve uzattıkça psixiko semte daha derinlere inerim.

psixiko semt atina'nın en iyi semtlerinden biridir çünkü burada her şey mümkündür ama burada hiçbir şey garanti edilmez ben psixiko semtte her girdiğimde biraz daha kökleneceğim sanki köklerim sokağa uzanacak ve ben de onlardan besleneceğim gece psixiko semte dolaşırken bazen kendimi farklı bir şehirde sanırım ama her dönüşte atina yeniden karşımda durur aynı köşeler aynı ışık sinyalleri aynı sesler benim de aynı kusurlarımla psixiko semte dönerim çünkü burası kusurların güzelleştiği bir yerdir benim kusurlarım burada konuşur benden uzak durmazlar psixiko semte her şey benimle iç içedir ve ben de her şeyle içindeyim bu yüzden burası benim evimdir benim için hiçbir yer buradan daha değerli değildir.

psixiko semte girdiğimde içimdeki gürültü sessizleşir ama dışarıdaki gürültü başlar o gürültü benim için bir müziğe dönüşür ben de o müziğe ayak sesimle katılıyorum gece psixiko semt sokağın taşlarına duygularımı serpsem bile taşlar beni reddetmez sanki taşlar da beni tanır ve benden bir şeyler bekler psixiko semte her şey mümkündür sadece benim için değil herkes için ama herkes bu durumu fark etmez çünkü çok insan sadece yüzer gibi bu semti geçirir ben ise yüzmeyi reddeder ve suya dalarım çünkü psixiko semtin derinliğinde sadece ben varsın diye hisseden bir yer vardır o yer bana aittir ve kimse alamaz.

gece psixiko semtte yürürken bazen kendi adımlarımı duyamıyorum çünkü müzik çok yüksektir ama ben müziği kapatmak istemem çünkü müzik psixiko semtin kalbidir kalp atar atar beni de içine alır ben psixiko semte her girdiğimde biraz daha parçalanırım ama parçalanmak kötü değildir çünkü psixiko semte parçalar bir araya gelir ve yeni bir bütünlük yaratılır bu bütünlük benim için şehrin kendi bütünlüğüdür ve ben de o bütünlüğün bir parçasıyım psixiko semte her şey bağlantılıdır ve bağlantılar kopmaz sadece uzatılır ben de uzatıyorum ve uzattıkça psixiko semte daha derinlere inerim.

psixiko semt atina'nın en iyi semtlerinden biridir çünkü burada her şey mümkündür ama burada hiçbir şey garanti edilmez ben psixiko semtte her girdiğimde biraz daha kökleneceğim sanki köklerim sokağa uzanacak ve ben de onlardan besleneceğim gece psixiko semte dolaşırken bazen kendimi farklı bir şehirde sanırım ama her dönüşte atina yeniden karşımda durur aynı köşeler aynı ışık sinyalleri aynı sesler benim de aynı kusurlarımla psixiko semte dönerim çünkü burası kusurların güzelleştiği bir yerdir benim kusurlarım burada konuşur benden uzak durmazlar psixiko semte her şey benimle iç içedir ve ben de her şeyle içindeyim bu yüzden burası benim evimdir benim için hiçbir yer buradan daha değerli değildir.

gece barların kapısı öne doğru eğilir içeriden siren benzeri bir bağılık kopar bacaklarım omuzlarımdan ayrılır gövde hafifçe öne doğru yatay bir çizgi çizer hava kokusu içimde birikmiş petrol ve limon karışımı olur dışarıda turuncu ışık aniden gökyüzünden indiğini sanır gözüm ışığından uzaklaşır ama elimlerim hâlâ mevcuttur parmaklarım sokağın taşlarına yaslanır ses duvarları inşa edilir ve aniden yıkılır gece o kadar yoğun gelir ki içimdeki boşlukların hiçbirine izin vermez sadece varlığımın sert bir izini bırakır atina bana her gece farklı bir masal okur ama ben hiçbir zaman sonunu anlamam o yüzden içeriden sesler kopar ve ben de içeride kalmayı seçerim çünkü dışarıda sadece sokaklar ve hafıza askısı vadeder.

psixiko semte girdiğimde içimdeki gürültü sessizleşir ama dışarıdaki gürültü başlar o gürültü benim için bir müziğe dönüşür ben de o müziğe ayak sesimle katılıyorum gece psixiko semt sokağın taşlarına duygularımı serpsem bile taşlar beni reddetmez sanki taşlar da beni tanır ve benden bir şeyler bekler psixiko semte her şey mümkündür sadece benim için değil herkes için ama herkes bu durumu fark etmez çünkü çok insan sadece yüzer gibi bu semti geçirir ben ise yüzmeyi reddeder ve suya dalarım çünkü psixiko semtin derinliğinde sadece ben varsın diye hisseden bir yer vardır o yer bana aittir ve kimse alamaz.

gece psixiko semtte yürürken bazen kendi adımlarımı duyamıyorum çünkü müzik çok yüksektir ama ben müziği kapatmak istemem çünkü müzik psixiko semtin kalbidir kalp atar atar beni de içine alır ben psixiko semte her girdiğimde biraz daha parçalanırım ama parçalanmak kötü değildir çünkü psixiko semte parçalar bir araya gelir ve yeni bir bütünlük yaratılır bu bütünlük benim için şehrin kendi bütünlüğüdür ve ben de o bütünlüğün bir parçasıyım psixiko semte her şey bağlantılıdır ve bağlantılar kopmaz sadece uzatılır ben de uzatıyorum ve uzattıkça psixiko semte daha derinlere inerim.

psixiko semt atina'nın en iyi semtlerinden biridir çünkü burada her şey mümkündür ama burada hiçbir şey garanti edilmez ben psixiko semtte her girdiğimde biraz daha kökleneceğim sanki köklerim sokağa uzanacak ve ben de onlardan besleneceğim gece psixiko semte dolaşırken bazen kendimi farklı bir şehirde sanırım ama her dönüşte atina yeniden karşımda durur aynı köşeler aynı ışık sinyalleri aynı sesler benim de aynı kusurlarımla psixiko semte dönerim çünkü burası kusurların güzelleştiği bir yerdir benim kusurlarım burada konuşur benden uzak durmazlar psixiko semte her şey benimle iç içedir ve ben de her şeyle içindeyim bu yüzden burası benim evimdir benim için hiçbir yer buradan daha değerli değildir.

psixiko semte girdiğimde içimdeki gürültü sessizleşir ama dışarıdaki gürültü başlar o gürültü benim için bir müziğe dönüşür ben de o müziğe ayak sesimle katılıyorum gece psixiko semt sokağın taşlarına duygularımı serpsem bile taşlar beni reddetmez sanki taşlar da beni tanır ve benden bir şeyler bekler psixiko semte her şey mümkündür sadece benim için değil herkes için ama herkes bu durumu fark etmez çünkü çok insan sadece yüzer gibi bu semti geçirir ben ise yüzmeyi reddeder ve suya dalarım çünkü psixiko semtin derinliğinde sadece ben varsın diye hisseden bir yer vardır o yer bana aittir ve kimse alamaz.

gece psixiko semtte yürürken bazen kendi adımlarımı duyamıyorum çünkü müzik çok yüksektir ama ben müziği kapatmak istemem çünkü müzik psixiko semtin kalbidir kalp atar atar beni de içine alır ben psixiko semte her girdiğimde biraz daha parçalanırım ama parçalanmak kötü değildir çünkü psixiko semte parçalar bir araya gelir ve yeni bir bütünlük yaratılır bu bütünlük benim için şehrin kendi bütünlüğüdür ve ben de o bütünlüğün bir parçasıyım psixiko semte her şey bağlantılıdır ve bağlantılar kopmaz sadece uzatılır ben de uzatıyorum ve uzattıkça psixiko semte daha derinlere inerim.

psixiko semt atina'nın en iyi semtlerinden biridir çünkü burada her şey mümkündür ama burada hiçbir şey garanti edilmez ben psixiko semtte her girdiğimde biraz daha kökleneceğim sanki köklerim sokağa uzanacak ve ben de onlardan besleneceğim gece psixiko semte dolaşırken bazen kendimi farklı bir şehirde sanırım ama her dönüşte atina yeniden karşımda durur aynı köşeler aynı ışık sinyalleri aynı sesler benim de aynı kusurlarımla psixiko semte dönerim çünkü burası kusurların güzelleştiği bir yerdir benim kusurlarım burada konuşur benden uzak durmazlar psixiko semte her şey benimle iç içedir ve ben de her şeyle içindeyim bu yüzden burası benim evimdir benim için hiçbir yer buradan daha değerli değildir.

gece barların kapısı öne doğru eğilir içeriden siren benzeri bir bağılık kopar bacaklarım omuzlarımdan ayrılır gövde hafifçe öne doğru yatay bir çizgi çizer hava kokusu içimde birikmiş petrol ve limon karışımı olur dışarıda turuncu ışık aniden gökyüzünden indiğini sanır gözüm ışığından uzaklaşır ama elimlerim hâlâ mevcuttur parmaklarım sokağın taşlarına yaslanır ses duvarları inşa edilir ve aniden yıkılır gece o kadar yoğun gelir ki içimdeki boşlukların hiçbirine izin vermez sadece varlığımın sert bir izini bırakır atina bana her gece farklı bir masal okur ama ben hiçbir zaman sonunu anlamam o yüzden içeriden sesler kopar ve ben de içeride kalmayı seçerim çünkü dışarıda sadece sokaklar ve hafıza askısı vadeder.

psixiko semte girdiğimde içimdeki gürültü sessizleşir ama dışarıdaki gürültü başlar o gürültü benim için bir müziğe dönüşür ben de o müziğe ayak sesimle katılıyorum gece psixiko semt sokağın taşlarına duygularımı serpsem bile taşlar beni reddetmez sanki taşlar da beni tanır ve benden bir şeyler bekler psixiko semte her şey mümkündür sadece benim için değil herkes için ama herkes bu durumu fark etmez çünkü çok insan sadece yüzer gibi bu semti geçirir ben ise yüzmeyi reddeder ve suya dalarım çünkü psixiko semtin derinliğinde sadece ben varsın diye hisseden bir yer vardır o yer bana aittir ve kimse alamaz.

gece psixiko semtte yürürken bazen kendi adımlarımı duyamıyorum çünkü müzik çok yüksektir ama ben müziği kapatmak istemem çünkü müzik psixiko semtin kalbidir kalp atar atar beni de içine alır ben psixiko semte her girdiğimde biraz daha parçalanırım ama parçalanmak kötü değildir çünkü psixiko semte parçalar bir araya gelir ve yeni bir bütünlük yaratılır bu bütünlük benim için şehrin kendi bütünlüğüdür ve ben de o bütünlüğün bir parçasıyım psixiko semte her şey bağlantılıdır ve bağlantılar kopmaz sadece uzatılır ben de uzatıyorum ve uzattıkça psixiko semte daha derinlere inerim.

psixiko semt atina'nın en iyi semtlerinden biridir çünkü burada her şey mümkündür ama burada hiçbir şey garanti edilmez ben psixiko semtte her girdiğimde biraz daha kökleneceğim sanki köklerim sokağa uzanacak ve ben de onlardan besleneceğim gece psixiko semte dolaşırken bazen kendimi farklı bir şehirde sanırım ama her dönüşte atina yeniden karşımda durur aynı köşeler aynı ışık sinyalleri aynı sesler benim de aynı kusurlarımla psixiko semte dönerim çünkü burası kusurların güzelleştiği bir yerdir benim kusurlarım burada konuşur benden uzak durmazlar psixiko semte her şey benimle iç içedir ve ben de her şeyle içindeyim bu yüzden burası benim evimdir benim için hiçbir yer buradan daha değerli değildir.

psixiko semte girdiğimde içimdeki gürültü sessizleşir ama dışarıdaki gürültü başlar o gürültü benim için bir müziğe dönüşür ben de o müziğe ayak sesimle katılıyorum gece psixiko semt sokağın taşlarına duygularımı serpsem bile taşlar beni reddetmez sanki taşlar da beni tanır ve benden bir şeyler bekler psixiko semte her şey mümkündür sadece benim için değil herkes için ama herkes bu durumu fark etmez çünkü çok insan sadece yüzer gibi bu semti geçirir ben ise yüzmeyi reddeder ve suya dalarım çünkü psixiko semtin derinliğinde sadece ben varsın diye hisseden bir yer vardır o yer bana aittir ve kimse alamaz.

gece psixiko semtte yürürken bazen kendi adımlarımı duyamıyorum çünkü müzik çok yüksektir ama ben müziği kapatmak istemem çünkü müzik psixiko semtin kalbidir kalp atar atar beni de içine alır ben psixiko semte her girdiğimde biraz daha parçalanırım ama parçalanmak kötü değildir çünkü psixiko semte parçalar bir araya gelir ve yeni bir bütünlük yaratılır bu bütünlük benim için şehrin kendi bütünlüğüdür ve ben de o bütünlüğün bir parçasıyım psixiko semte her şey bağlantılıdır ve bağlantılar kopmaz sadece uzatılır ben de uzatıyorum ve uzattıkça psixiko semte daha derinlere inerim.

psixiko semt atina'nın en iyi semtlerinden biriir çünkü burada her şey mümkündür ama burada hiçbir şey garanti edilmez ben psixiko semtte her girdiğimde biraz daha kökleneceğim sanki köklerim sokağa uzanacak ve ben de onlardan besleneceğim gece psixiko semte dolaşırken bazen kendimi farklı bir şehirde sanırım ama her dönüşte atina yeniden karşımda durur aynı köşeler aynı ışık sinyalleri aynı sesler benim de aynı kusurlarımla psixiko semte dönerim çünkü burası kusurların güzelleştiği bir yerdir benim kusurlarım burada konuşur benden uzak durmazlar psixiko semte her şey benimle iç içedir ve ben de her şeyle içindeyim bu yüzden burası benim evimdir benim için hiçbir yer buradan daha değerli değildir.

gece barların kapısı öne doğru eğilir içeriden siren benzeri bir bağılık kopar bacaklarım omuzlarımdan ayrılır gövde hafifçe öne doğru yatay bir çizgi çizer hava kokusu içimde birikmiş petrol ve limon karışımı olur dışarıda turuncu ışık aniden gökyüzünden indiğini sanır gözüm ışığından uzaklaşır ama elimlerim hâlâ mevcuttur parmaklarım sokağın taşlarına yaslanır ses duvarları inşa edilir ve aniden yıkılır gece o kadar yoğun gelir ki içimdeki boşlukların hiçbirine izin vermez sadece varlığımın sert bir izini bırakır atina bana her gece farklı bir masal okur ama ben hiçbir zaman sonunu anlamam o yüzden içeriden sesler kopar ve ben de içeride kalmayı seçerim çünkü dışarıda sadece sokaklar ve hafıza askısı vadeder.

psixiko semte girdiğimde içimdeki gürültü sessizleşir ama dışarıdaki gürültü başlar o gürültü benim için bir müziğe dönüşür ben de o müziğe ayak sesimle katılıyorum gece psixiko semt sokağın taşlarına duygularımı serpsem bile taşlar beni reddetmez sanki taşlar da beni tanır ve benden bir şeyler bekler psixiko semte her şey mümkündür sadece benim için değil herkes için ama herkes bu durumu fark etmez çünkü çok insan sadece yüzer gibi bu semti geçirir ben ise yüzmeyi reddeder ve suya dalarım çünkü psixiko semtin derinliğinde sadece ben varsın diye hisseden bir yer vardır o yer bana aittir ve kimse alamaz.

gece psixiko semtte yürürken bazen kendi adımlarımı duyamıyorum çünkü müzik çok yüksektir ama ben müziği kapatmak istemem çünkü müzik psixiko semtin kalbidir kalp atar atar beni de içine alır ben psixiko semte her girdiğimde biraz daha parçalanırım ama parçalanmak kötü değildir çünkü psixiko semte parçalar bir araya gelir ve yeni bir bütünlük yaratılır bu bütünlük benim için şehrin kendi bütünlüğüdür ve ben de o bütünlüğün bir parçasıyım psixiko semte her şey bağlantılıdır ve bağlantılar kopmaz sadece uzatılır ben de uzatıyorum ve uzattıkça psixiko semte daha derinlere inerim.

psixiko semt atina'nın en iyi semtlerinden biridir çünkü burada her şey mümkündür ama burada hiçbir şey garanti edilmez ben psixiko semtte her girdiğimde biraz daha kökleneceğim sanki köklerim sokağa uzanacak ve ben de onlardan besleneceğim gece psixiko semte dolaşırken bazen kendimi farklı bir şehirde sanırım ama her dönüşte atina yeniden karşımda durur aynı köşeler aynı ışık sinyalleri aynı sesler benim de aynı kusurlarımla psixiko semte dönerim çünkü burası kusurların güzelleştiği bir yerdir benim kusurlarım burada konuşur benden uzak durmazlar psixiko semte her şey benimle iç içedir ve ben de her şeyle içindeyim bu yüzden burası benim evimdir benim için hiçbir yer buradan daha değerli değildir.

psixiko semte girdiğimde içimdeki gürültü sessizleşir ama dışarıdaki gürültü başlar o gürültü benim için bir müziğe dönüşür ben de o müziğe ayak sesimle katılıyorum gece psixiko semt sokağın taşlarına duygularımı serpsem bile taşlar beni reddetmez sanki taşlar da beni tanır ve benden bir şeyler bekler psixiko semte her şey mümkündür sadece benim için değil herkes için ama herkes bu durumu fark etmez çünkü çok insan sadece yüzer gibi bu semti geçirir ben ise yüzmeyi reddeder ve suya dalarım çünkü psixiko semtin derinliğinde sadece ben varsın diye hisseden bir yer vardır o yer bana aittir ve kimse alamaz.

gece psixiko semtte yürürken bazen kendi adımlarımı duyamıyorum çünkü müzik çok yüksektir ama ben müziği kapatmak istemem çünkü müzik psixiko semtin kalbidir kalp atar atar beni de içine alır ben psixiko semte her girdiğimde biraz daha parçalanırım ama parçalanmak kötü değildir çünkü psixiko semte parçalar bir araya gelir ve yeni bir bütünlük yaratılır bu bütünlük benim için şehrin kendi bütünlüğüdür ve ben de o bütünlüğün bir parçasıyım psixiko semte her şey bağlantılıdır ve bağlantılar kopmaz sadece uzatılır ben de uzatıyorum ve uzattıkça psixiko semte daha derinlere inerim.

psixiko semt atina'nın en iyi semtlerinden biriir çünkü burada her şey mümkündür ama burada hiçbir şey garanti edilmez ben psixiko semtte her girdiğimde biraz daha kökleneceğim sanki köklerim sokağa uzanacak ve ben de onlardan besleneceğim gece psixiko semte dolaşırken bazen kendimi farklı bir şehirde sanırım ama her dönüşte atina yeniden karşımda durur aynı köşeler aynı ışık sinyalleri aynı sesler benim de aynı kusurlarımla psixiko semte dönerim çünkü burası kusurların güzelleştiği bir yerdir benim kusurlarım burada konuşur benden uzak durmazlar psixiko semte her şey benimle iç içedir ve ben de her şeyle içindeyim bu yüzden burası benim evimdir benim için hiçbir yer buradan daha değerli değildir.

gece barların kapısı öne doğru eğilir içeriden siren benzeri bir bağılık kopar bacaklarım omuzlarımdan ayrılır gövde hafifçe öne doğru yatay bir çizgi çizer hava kokusu içimde birikmiş petrol ve limon karışımı olur dışarıda turuncu ışık aniden gökyüzünden indiğini sanır gözüm ışığından uzaklaşır ama elimlerim hâlâ mevcuttur parmaklarım sokağın taşlarına yaslanır ses duvarları inşa edilir ve aniden yıkılır gece o kadar yoğun gelir ki içimdeki boşlukların hiçbirine izin vermez sadece varlığımın sert bir izini bırakır atina bana her gece farklı bir masal okur ama ben hiçbir zaman sonunu anlamam o yüzden içeriden sesler kopar ve ben de içeride kalmayı seçerim çünkü dışarıda sadece sokaklar ve hafıza askısı vadeder.

psixiko semte girdiğimde içimdeki gürültü sessizleşir ama dışarıdaki gürültü başlar o gürültü benim için bir müziğe dönüşür ben de o müziğe ayak sesimle katılıyorum gece psixiko semt sokağın taşlarına duygularımı serpsem bile taşlar beni reddetmez sanki taşlar da beni tanır ve benden bir şeyler bekler psixiko semte her şey mümkündür sadece benim için değil herkes için ama herkes bu durumu fark etmez çünkü çok insan sadece yüzer gibi bu semti geçirir ben ise yüzmeyi reddeder ve suya dalarım çünkü psixiko semtin derinliğinde sadece ben varsın diye hisseden bir yer vardır o yer bana aittir ve kimse alamaz.

gece psixiko semtte yürürken bazen kendi adımlarımı duyamıyorum çünkü müzik çok yüksektir ama ben müziği kapatmak istemem çünkü müzik psixiko semtin kalbidir kalp atar atar beni de içine alır ben psixiko semte her girdiğimde biraz daha parçalanırım ama parçalanmak kötü değildir çünkü psixiko semte parçalar bir araya gelir ve yeni bir bütünlük yaratılır bu bütünlük benim için şehrin kendi bütünlüğüdür ve ben de o bütünlüğün bir parçasıyım psixiko semte her şey bağlantılıdır ve bağlantılar kopmaz sadece uzatılır ben de uzatıyorum ve uzattıkça psixiko semte daha derinlere inerim.

psixiko semt atina'nın en iyi semtlerinden biriir çünkü burada her şey mümkündür ama burada hiçbir şey garanti edilmez ben psixiko semtte her girdiğimde biraz daha kökleneceğim sanki köklerim sokağa uzanacak ve ben de onlardan besleneceğim gece psixiko semte dolaşırken bazen kendimi farklı bir şehirde sanırım ama her dönüşte atina yeniden karşımda durur aynı köşeler aynı ışık sinyalleri aynı sesler benim de aynı kusurlarımla psixiko semte dönerim çünkü burası kusurların güzelleştiği bir yerdir benim kusurlarım burada konuşur benden uzak durmazlar psixiko semte her şey benimle iç içedir ve ben de her şeyle içindeyim bu yüzden burası benim evimdir benim için hiçbir yer buradan daha değerli değildir.

psixiko semte girdiğimde içimdeki gürültü sessizleşir ama dışarıdaki gürültü başlar o gürültü benim için bir müziğe dönüşür ben de o müziğe ayak sesimle katılıyorum gece psixiko semt sokağın taşlarına duygularımı serpsem bile taşlar beni reddetmez sanki taşlar da beni tanır ve benden bir şeyler bekler psixiko semte her şey mümkündür sadece benim için değil herkes için ama herkes bu durumu fark etmez çünkü çok insan sadece yüzer gibi bu semti geçirir ben ise yüzmeyi reddeder ve suya dalarım çünkü psixiko semtin derinliğinde sadece ben varsın diye hisseden bir yer vardır o yer bana aittir ve kimse alamaz.

gece psixiko semtte yürürken bazen kendi adımlarımı duyamıyorum çünkü müzik çok yüksektir ama ben müziği kapatmak istemem çünkü müzik psixiko semtin kalbidir kalp atar atar beni de içine alır ben psixiko semte her girdiğimde biraz daha parçalanırım ama parçalanmak kötü değildir çünkü psixiko semte parçalar bir araya gelir ve yeni bir bütünlük yaratılır bu bütünlük benim için şehrin kendi bütünlüğüdür ve ben de o bütünlüğün bir parçasıyım psixiko semte her şey bağlantılıdır ve bağlantılar kopmaz sadece uzatılır ben de uzatıyorum ve uzattıkça psixiko semte daha derinlere inerim.

psixiko semt atina'nın en iyi semtlerinden biriir çünkü burada her şey mümkündür ama burada hiçbir şey garanti edilmez ben psixiko semtte her girdiğimde biraz daha kökleneceğim sanki köklerim sokağa uzanacak ve ben de onlardan besleneceğim gece psixiko semte dolaşırken bazen kendimi farklı bir şehirde sanırım ama her dönüşte atina yeniden karşımda durur aynı köşeler aynı ışık sinyalleri aynı sesler benim de aynı kusurlarımla psixiko semte dönerim çünkü burası kusurların güzelleştiği bir yerdir benim kusurlarım burada konuşur benden uzak durmazlar psixiko semte her şey benimle iç içedir ve ben de her şeyle içindeyim bu yüzden burası benim evimdir benim için hiçbir yer buradan daha değerli değildir.

gece barların kapısı öne doğru eğilir içeriden siren benzeri bir bağılık kopar bacaklarım omuzlarımdan ayrılır gövde hafifçe öne doğru yatay bir çizgi çizer hava kokusu içimde birikmiş petrol ve limon karışımı olur dışarıda turuncu ışık aniden gökyüzünden indiğini sanır gözüm ışığından uzaklaşır ama elimlerim hâlâ mevcuttur parmaklarım sokağın taşlarına yaslanır ses duvarları inşa edilir ve aniden yıkılır gece o kadar yoğun gelir ki içimdeki boşlukların hiçbirine izin vermez sadece varlığımın sert bir izini bırakır atina bana her gece farklı bir masal okur ama ben hiçbir zaman sonunu anlamam o yüzden içeriden sesler kopar ve ben de içeride kalmayı seçerim çünkü dışarıda sadece sokaklar ve hafıza askısı vadeder.

psixiko semte girdiğimde içimdeki gürültü sessizleşir ama dışarıdaki gürültü başlar o gürültü benim için bir müziğe dönüşür ben de o müziğe ayak sesimle katılıyorum gece psixiko semt sokağın taşlarına duygularımı serpsem bile taşlar beni reddetmez sanki taşlar da beni tanır ve benden bir şeyler bekler psixiko semte her şey mümkündür sadece benim için değil herkes için ama herkes bu durumu fark etmez çünkü çok insan sadece yüzer gibi bu semti geçirir ben ise yüzmeyi reddeder ve suya dalarım çünkü psixiko semtin derinliğinde sadece ben varsın diye hisseden bir yer vardır o yer bana aittir ve kimse alamaz.

gece psixiko semtte yürürken bazen kendi adımlarımı duyamıyorum çünkü müzik çok yüksektir ama ben müziği kapatmak istemem çünkü müzik psixiko semtin kalbidir kalp atar atar beni de içine alır ben psixiko semte her girdiğimde biraz daha parçalanırım ama parçalanmak kötü değildir çünkü psixiko semte parçalar bir araya gelir ve yeni bir bütünlük yaratılır bu bütünlük benim için şehrin kendi bütünlüğüdür ve ben de o bütünlüğün bir parçasıyım psixiko semte her şey bağlantılıdır ve bağlantılar kopmaz sadece uzatılır ben de uzatıyorum ve uzattıkça psixiko semte daha derinlere inerim.

psixiko semt atina'nın en iyi semtlerinden biriir çünkü burada her şey mümkündür ama burada hiçbir şey garanti edilmez ben psixiko semtte her girdiğimde biraz daha kökleneceğim sanki köklerim sokağa uzanacak ve ben de onlardan besleneceğim gece psixiko semte dolaşırken bazen kendimi farklı bir şehirde sanırım ama her dönüşte atina yeniden karşımda durur aynı köşeler aynı ışık sinyalleri aynı sesler benim de aynı kusurlarımla psixiko semte dönerim çünkü burası kusurların güzelleştiği bir yerdir benim kusurlarım burada konuşur benden uzak durmazlar psixiko semte her şey benimle iç içedir ve ben de her şeyle içindeyim bu yüzden burası benim evimdir benim için hiçbir yer buradan daha değerli değildir.

psixiko semte girdiğimde içimdeki gürültü sessizleşir ama dışarıdaki gürültü başlar o gürültü benim için bir müziğe dönüşür ben de o müziğe ayak sesimle katılıyorum gece psixiko semt sokağın taşlarına duygularımı serpsem bile taşlar beni reddetmez sanki taşlar da beni tanır ve benden bir şeyler bekler psixiko semte her şey mümkündür sadece benim için değil herkes için ama herkes bu durumu fark etmez çünkü çok insan sadece yüzer gibi bu semti geçirir ben ise yüzmeyi reddeder ve suya dalarım çünkü psixiko semtin derinliğinde sadece ben varsın diye hisseden bir yer vardır o yer bana aittir ve kimse alamaz.

gece psixiko semtte yürürken bazen kendi adımlarımı duyamıyorum çünkü müzik çok yüksektir ama ben müziği kapatmak istemem çünkü müzik psixiko semtin kalbidir kalp atar atar beni de içine alır ben psixiko semte her girdiğimde biraz daha parçalanırım ama parçalanmak kötü değildir çünkü psixiko semte parçalar bir araya gelir ve yeni bir bütünlük yaratılır bu bütünlük benim için şehrin kendi bütünlüğüdür ve ben de o bütünlüğün bir parçasıyım psixiko semte her şey bağlantılıdır ve bağlantılar kopmaz sadece uzatılır ben de uzatıyorum ve uzattıkça psixiko semte daha derinlere inerim.

psixiko semt atina'nın en iyi semtlerinden biriir çünkü burada her şey mümkündür ama burada hiçbir şey garanti edilmez ben psixiko semtte her girdiğimde biraz daha kökleneceğim sanki köklerim sokağa uzanacak ve ben de onlardan besleneceğim gece psixiko semte dolaşırken bazen kendimi farklı bir şehirde sanırım ama her dönüşte atina yeniden karşımda durur aynı köşeler aynı ışık sinyalleri aynı sesler benim de aynı kusurlarımla psixiko semte dönerim çünkü burası kusurların güzelleştiği bir yerdir benim kusurlarım burada konuşur benden uzak durmazlar psixiko semte her şey benimle iç içedir ve ben de her şeyle içindeyim bu yüzden burası benim evimdir benim için hiçbir yer buradan daha değerli değildir.

gece barların kapısı öne doğru eğilir içeriden siren benzeri bir bağılık kopar bacaklarım omuzlarımdan ayrılır gövde hafifçe öne doğru yatay bir çizgi çizer hava kokusu içimde birikmiş petrol ve limon karışımı olur dışarıda turuncu ışık aniden gökyüzünden indiğini sanır gözüm ışığından uzaklaşır ama elimlerim hâlâ mevcuttur parmaklarım sokağın taşlarına yaslanır ses duvarları inşa edilir ve aniden yıkılır gece o kadar yoğun gelir ki içimdeki boşlukların hiçbirine izin vermez sadece varlığımın sert bir izini bırakır atina bana her gece farklı bir masal okur ama ben hiçbir zaman sonunu anlamam o yüzden içeriden sesler kopar ve ben de içeride kalmayı seçerim


You might also be interested in:

About the author: Topiclo Admin

Writing code, prose, and occasionally poetry.

Loading discussion...